Matt elindeki viski bardağını şöminenin içine fırlattı. Alkolünde etkisiyle harlanan alevler daha çok ışık yansıttı karanlık odaya. Aletta... Onu sahiden de bırakacak mıydı? Kendi acizliğine kahkahalarla gülerken telefonu çaldı. 'Alo?' Lupe'nin endişeli sesi çıktı telefonun diğer ucundan. 'Matt sakın kıza bir şey yapma yalan söylemiş olsa bile onu korkutuyorsun seni sevmesini nasıl beklersin elbette evlenmek ve çocuğunu doğurmak isteme ...' Telefonda söylenenleri daha fazla dinlemeye dayanamayarak kapattı. Ne kadar kasvetli bir gelecekti onsuzluk. Onu kollarına almış halde dudaklarından kendisini sevdiğini söylerken ufak defek bir kız çocuğu koşuşturarak yatağa atlarken kahkahaların yeri göğü inletmesi ne kadarda güzel olurdu... Olmayacak duaya amin demek gibi bir şeydi Aletta'yla

