Arslanlı’nın salonda bıraktığı telefon tam 18 kez çalmıştı. Açılmayan telefonların ardından Ömer endişeyle yukarıya çıkıp abisinin odasının kapısına birkaç kez vurdu. Vuruşları bir felaketin habercisi olduğunu belli edercesine sert ve telaşlıydı. Odada yankılanan kapı sesi iki sevgiliyi daldıkları huzurlu uykudan hızlıca koparttı. Adin ne olduğunu fark edemeden Savaş tarafından yatağın diğer tarafına bırakıldı. Savaş, anında kafasını toplayarak yaşamın gerçeklerine hızlı bir geçiş yaptı. Bu gece sevkiyat gecesiydi ve Ömer'in sert vuruşları pek de hayra alamet gibi durmuyordu. Bedenine hızlıca kıyafetlerini geçirip kapıya yöneldi. Yarım açtığı kapıdan kendini dışarıya atıp konuştu. "N'oluyor Ömer? Sorun ne?" Ömer abisinin saçları dağılmış, dudakları kızarmış haline kısa bir bakış at

