''Sinan hadi ama geç kalıyorsun.Kaç kere dedim şu çantanı akşamdan hazırla.''dedi Sevda ve beş dakikadır kapının önünde oğulunu bekliyordu.
''Geliyorum anne.''Diye bağırdı Sinan.
''Ben aşağıya iniyorum.Kapıyı çek gel.''dedi Sevda ve merdivenlerden inirken Kerem'i evden çıkarken gördü. ''Günaydın Doktor.''dedi.
''Günaydın Canım.''dedi Kerem ve Sevda'nın yanağından öptü..
Sevda kaşlarını çattı. ''Canım derken.Öpmeler falan hayırdır.Bayram falan mı?''dedi.
''Bana şans verdin ya dün hatırlamıyor musun?''dedi Kerem
''Hatırlıyorum da sen biraz hızlı gidiyorsun.Hatta koşuyorsun.''dedi Sevda sitemle.
''Flört ediyoruz Sevda.Ne yapayım.Saçını çekip silgini mi çalayım.''dedi Kerem sırıtarak.
''Kerem abi sen kimi seviyorsun?''dedi Sinan.
Sevda oğlunun üzerini düzeltip ''Nereden çıkardım oğlum bunu.''dedi.
''Sen anlamazsın anne.Bu erkek işi.''Dedi Sinan.
Sevda sırıttıp oğluna baktı. ''Bak sen erkek işi öyle mi?Bir anlat bakalım belki anlarım.''dedi.
''Evet,bir erkek birkızın saçını çekip silgisini çalıyorsa.Onu seviyordur.''dedi Sinan
Sevda ,Kerem'e bakınca sırıttını gördü.Oğluna dönüp poposuna vurdu. ''Bak beyfendiyi kreşte bunu mu öğretiyorlar sana.Hocanla konuşmam gerekiyor.''dedi Sevda
''Ne kreşi anne ,babam söyledi.Eskiden o çok yaparmış.Hatta silgileri biriktirmiş.O kadar çok var ki.Böyle bi sürü.''dediğinde Sinan
Sevda'nın kan beynine sıçratı. Piç kurusu , koleksiyonunu mu gösterti.Ulan ben o silgileri sana bütün bütün yutturmaz mıyım?Küçücük çocuğa neler öğretmiş.Sen görürsün Rüzgar...
Sevda omuzuna dokunan elle kendine geldi.
''Geç kalıyoruz?''dedi Kerem.
''Tamam gidelim.''dedi Sevda ve oğlunun elini tuttup apartmandan çıktılar.
Servis kapının önünde bekliyordu.Hostes kız,Melek çıkıp ''Günaydın Sevda abla.Geç kaldınız.''dedi.
''Kusura bakma Melek.Sinan işte.''dedi Sevda
''Ama olmuyor Sevda hanım.Biraz erken çıkın.''dedi Mustafa
''Mustafa!''dedi Sevda.
''Bekleriz canım beş dakikadan ne olacak.''dedi Mustafa hemen lafı döndürdü.Sevda'dan çok korkuyordu.
''İyi..''dedi Sevda ve Sinan'ın poposuna vurup ''Hadi git eğlen.''dedi.
''Sende anne.''dedi Sinan ve el sallayarak arabaya bindi.
Servis giderken Kerem arabasıyla Sevda'nın önünde durdu. ''Atla hadi.''dedi.
Sevda arabaya binip alaya doğru yola çıktılar.
Sevda çantasından telefon çıkartıp ''Puşta bak birde silgi koleksiyonunu göstermiş.''dedi ve rehbere girdi.
''Sevda sakin ol.''dedi Kerem.
''Sakin olmam küçücük çocuğa neler öğretmiş.Yakında beraber kız tavlamaya da götürür.Anasını kendisina kızınıda oğluma ayarlar.''dedi ve numarıyı arayıp ''Aç lan şerefsiz...''dedi ve bekledi.
''Sevda...''dedi Kerem
''Kerem karışma.''dedi Sevda
Kerem susmak zorunda kaldı.Çünkü Sevda ne zaman adını söylese onun için bir tehlike çanı niteliğindeydi.
''Alo..''dedi uykulu bir ses.
''Hayret bu sefer telefonunu sen açtın.''dedi Sevda
Rüzgar telefonun ekranına bakıp başbelam yazdığını görünce sırıtıp ''Karıcım ne oldu rüyanda beni mi gördün.''dedi.
''He gülüm rüyamda gördüm.Seni kırkbin parçaya bölüp çöp poşetlerine koyup İstanbul dört bir yanına gömüyorum.Hayırdır inşallah dedim.Bir arayayım iyi mi diye sorayım dedim.''dedi Sevda alayla.
''Hıımm rüyada çöp poşeti görmek.Tamda seni anlatıyor.''dedi Rüzgar gülerek.
''Bırak lan zevzekliği sen silginin hesabını ver.Oğluma ne anlattın.''dedi Sevda
''Erkekler arasında konuşulanlar anlatılmaz.O ikimizin arasında.''dedi Rüzgar.
''Senin erkekliğine tükürürüm.Oğluma saçma sapan şeyler anlatma.''dedi Sevda
''Hop hop orada duracaksın karıcım.Oğlumla arama giremezsin.''Rüzgar.
''Bal gibi girerim o benim oğlum..''dedi Sevda
''Aşkım ben duştayım.''diye bir kadın sesi duydu Sevda.
''Köpek herif yine yanında kadın var değilmi?Pislik nalet şerefsiz...''diye sayarken Rüzgar araya girip ''Misafir perver olmak suçmu?Kızın evi yokmuş.Bende evime aldım.''dedi sırıtarak.
''Köpek yavrusumu alıyorsun evine şerefsiz.Misafirpervermiş.Piç, Misafirini yatak odasında mı duşa giriyor.''dedi Sevda
''Kıskandıysan sende gel.Benim evim tüm kızlara açık.Senin önceliğin var tabi.Tanıdıksın.Bir telefon et.Duşum yatağım emrinize amadedir.''dedi Rüzgar
''Rüzgar...''diye bağırıp telefonu sinirle kapattı.
''Sevda iyi misin?''dedi Kerem.
''Hiç iyi değilim.''Dedi Sevda ve gözlerini kapatıp koltuğa başını yasladı. ''Bu adam beni sinirden öldürecek.''dedi.
''Ben yanındayım.''dedi Kerem ve Sevda'nın elini tuttu.
Sevda,eline baktı.Çok garip hissediyordu.Ama ses çıkarmadı.Üç sadece üç randevu sonra karar verecekti.Şimdilik Kerem ne isterse öyle olacaktı.Bakalım sonunda ne olacaktı.
***-***
Sevda atış talimleri için askerlerine eğitim veriyordu.Eline silahı alıp ''Bu bir silahdır.''dediğinde askerlerden bir kıkırdama yükseldi.
''Ne oldu asker komik olan ne?''dedi Sevda ve silahı yanındaki Alper'e verip askerlerin karışına geçti.Elleri arkasında askerine baktı.Bir askeri gözüne kestirip''Serkan neden güldün?''dedi.
''Komutanım acemide öğrendik silahın ne olduğunu.Siz öyle söyleyince..''devamını getiremedi Serkan.
''Komiğinize gitti değil mi?''dedi Sevda ve Alperden silahı alıp ''Demek silahı kullanmayı biliyorsunuz.''dedi.
Herkesten ''Evet komutanım.''diye ses yükseldi.
''Göreceğiz.''dedi Sevda ve ''Serkan öne çık.''dedi.
''Emredersiniz komutanım.''dedi Serkan ve öne çıkıp Sevda'nın uzattığı silahı alıp çuvalların arasındaki hazırlanmış yere geçti.Karşısındaki hedef tahtasına bakıp ''Komutanım ateş için izinizi bekliyorum.''dedi.
''Bekle Serkan bu senin için fazla kolay gözüyor.Nasılsa silahı nasıl kullanman gerektiğini biliyorsun.''dedi Sevda
''İsterseniz hedefi uzaklaştırabilirsiniz.''dedi Serkan.
''Yok benim daha iyi fikrim var.''dedi Sevda ve askerlere bakıp en kısa boylusu arayıp ''Börekçi sende gel.''dedi.
''Emredin komutanım.''dedi Caner
''Hedefin önüne geç.''dedi Sevda.
Herkes şaşırmıştı.
''Karadul ne yapıyor?''dedi Çavuş Mehmet
''Bilmiyorum Badi.''dedi Onbaşı Yusuf.
''Komutanım ama bize acemide silahlı biri varken hedefin oraya geçmemizin yasak olduğunu söylemişlerdi.''dedi Caner.
''Hedefin oraya geç.''dedi Sevda
Caner arkadaşlarına korkuyla bakıp hedefe doğru ilerledi.Tam önünde durdu.
''Börekçi gözlerini kapattıp kollarını aç.''dedi Sevda
''Ama komutanım.''dedi Caner.
''Emir tekrarı yaptırma.''dedi Sevda bağırarak.
Caner el mecbur Sevda'nın dediklerini yaptı.
Sevda sonra Serkan'a dönüp ''Börekçinin tam kafasının üzerinden hedefi vuracaksın.''dedi.
''Ama komutanım ..''dedi Serkan.
''Asker hemen nişan alıp vur.''dedi Sevda.
''Emredersiniz komutanım.''dedi Serkan ve silahı hedefe nişan alacakken arkadaşını gördü.Eli titremeye başladı.Derin derin nefes alıyordu.Ama bir türlü hedefi denk getiremiyordu.Arkadaşının yüzünü görünce silahı bırakıp ''Yapamam komutanım.''dedi.
''Neden silahı çok iyi biliyordun?Hadi vursana.''dedi Sevda.
''Biliyorum ama hedef farklı.Arkadaşımı vurursam .''Dedi Serkan.
Sevda askerlerine bakıp ''İşte bu silah..Kalbi yok vicdanı yok siz ne isterseniz.Kimi vurmak isterseniz onu vurur.Yani kontrol sizde.Gerçek silah sizsiniz.O yüzden tetiği çekerken parmağınızla değil vicdanızla çekin.Serkan neden beyaz bir kağıdı vurmaktan korkmadında önüne arkadaşın gelince korktun.''dedi Sevda.
''Çünkü o canlı yani insan.''dedi Serkan.
''Evet insan ve canlı.Her zaman hedefiniz beyaz bir kağıt olmaz.Bazen canlı bir insan olacak.Bu millet çok savaş gördü.Görmeye devam ediyor.Bu silah denen icatla çok can aldık çok da can verdik.Ama hiçbir zaman boşuna ateşlenmedi bu silah.Hep bir amaç uğruna ateş etti.Vatan uğruna millet uğruna.Ama silah işte ne olursa olsun can almak bize düşmez.Canı allah verir allah alır.O yüzden eğer böyle bir duruma düşerseniz.Vicadanızla tetiği çekin.Allaha sığınıp af dileyin.Sen verdiğin canı ben başkasının canları yanmasın diye canını aldım diyin. O zaman belki içiniz bir nebze rahatlar.''dedi Sevda
''Komutanım düşmanı vurdum diye neden üzülelim ki.Allah hepsinin belasını versin?''dedi Asker.
''İnanın bana ister düşman olsun ister dost.Bir insanın canını almak.Onu öldürmek.Hiç sevineceğiniz bir şey değil.''dedi Sevda
''Peki onların yaptıkları.Babasız kalan çocuklar,evladını kaybeden anne baba.Kusura bakma komutanım.Şuan burda olsalar gözümü kırpmadan vururum.''dedi Alper.
Arkadaşlarıda Alper'in söylediklerine katılınca Sevda ,Alper'e bakıp ''Serkan'ın yerinde olsan sen ateş edermiydin?''dedi.
''Evet .İsterseniz deneyim.''dedi Alper.
Sevda belindeki silahı çekip ''Hedefe geç,ben ateş edeceğim.''dedi.
''Olur.''dedi Alper hedefe doğru giderken Sevda silahını yukarı kaldırıp ateş etti.Herkes yere çökerken Alper öylece durdu.
Sevda ,Alper'e bakarken bir asker bağırıp ''Komutanım Caner bayıldı.''dedi.
''Revire götürün .''dedi Sevda.
Caner 'i revire götürürken,Sevda askerlerine bakıp ''Dağılın eğitime öğleden sonra devam edeceğiz.''dedi.
Askerler giderken ,
''Alper sen dur.''dedi Sevda.
Alper durup komutanına baktı.Sevda ,Alper'in karşına yürüyüp gözlerine baktı. ''O gözlerindeki nefrete dikkat et.Birgün başını belaya sokabilir.''dedi.
''Rahat konuşabilir miyim?''dedi Alper.
Sevda biraz düşünüp ''Söyle bakalım.''dedi.
''Sizin işiniz eğitim vermek.Öğüt vermek değil.Fikirlerini kendinize saklayın.''dedi Alper.
''Demek öyle.''Dedi Sevda ve arkasına dönüp giderken.
''Hayret bir şey demedi.''dedi Alper.
''Sen öyle san.Sessiz gitmesi daha tehlikeli.''dedi Kerem.
''Doktor.''dedi Alper.
''Fazla gözüne batmamaya çalış diyeceğim ama sende ondan aşağa kalır bir tarafın yok.Sen barut o ateş.''dedi Kerem.
''Ateş onu tarif etmeye az kalır.Neden bu kadar asabi anlamıyorum.Bence erkeklerden nefret ediyor.Bu yüzden evde kalmışya.Allah aşkına kim dayanır ki bu kadına.''dedi Alper.
''Ben.''dedi Kerem gülerek ve gitti.
''Bu da manyak ya.O kadınla ömür mü geçer.''dedi Alper
***-***
Sevda,kapıyı çalıp içeri girdi.
''Komutanım beni çağırmışsınız.''dedi Sevda
Albay Halit, iflah olmaz deli fişek askerine baktı. ''Gel otur.Konuşacaklarımız var.''dedi.
Seda kapıyı kapatıp ''Bayılan asker içinse,sıcaktan bayılmıştır.Benim bir suçum yok.''dedi.
Halit kaşlarını çatıp ''Bayılan asker mi?''dedi.
''Tüh be .''dedi Sevda sessizce koltuğa oturdu.
''Anlat bakalım yine ne yaptın?''dedi Halit.
''Hiçbir şey komutanım.Eğitim verdim.''dedi Sevda
''Eğitim?''dedi Halit inanmayarak.
''Silah nedir?Nasıl kullanılır?Kime sıkılır kime sıkılmaz..''diye saçmalayan Sevda.Komutanın dökül bakalım bakışını görünce. ''Tetiği parmağınızla değil vicdanınızla çekin dedim.''
''Sevda kızım,bak seni kızlarımdan ayırmam bilirsin.Senin eğitim anlayışın bizimkine pek uymuyor.Biliyorum ki verdiğin eğitimler çok iyi ama sisteme uymayınca olmuyor işte.Burasıda bir düzene göre işliyor.O yüzden biraz sisteme uygun eğitimler ver.''dedi.
''Nişan al vur öldür mü demeliyim?Karşına kim çıkarsa çıksın?Çocuk,kız, yaşlı genç, erkek, bebek, kim olursa olsun gözünü kırpmadan öldür.Bu mu yani sistem.''dedi Sevda
''Hayır tabi ki ,Bu vatanın topraklarına göz dikmiş şerefsizleri vuracaksın.Bizim silahımız masuma ateş etmez.''dedi Halit.
''Biliyorum komutanım.Biz vicdanlı bir milletiz.Aman dileyene el kalkmaz bizde.Biz ne zulümlerle karşılaşıp bir kez bile öfkelenip lanet okumamış Hz.Muhammed'in ümmetindeniz.''dedi Sevda
''Deli kız,öyle bir laf ettin ki.Söyleyecek söz bırakmadın bana.''dedi Halit.
Sevda gülümseyip ''Sorgum bittiyse gidiyorum''dedi.
''Deli kız adamda akıl mı bıraktın.Seni neden çağırdımı unutturdun.''dedi Halit.
''Hayırdır komutanım.''Dedi Sevda merakla.
''Askerlik sistemi ile ilgi yazı geldi.''dedi Halit
''Yoksa askeriği düşürüyorlar mı?''dedi Sevda
''Kesin değil daha meclisten çıkmamış.''dedi Halit
''Altı ay askerlik mi olur.Bir sene bile az askeri eğitim için.İyice kreş eğitimine döndü.Buraya hiç gelmesin askerler internetten uzaktan eğitim falan verelim.''dedi Sevda alayla.
''Sende hızlandırılmış eğitim verirsin?''dedi Halit gülerek.
Sevda gülümseyip ''Öyle komutanım bana gelecek asker altı ay yapacağına pişman olacak.''dedi.
''Fazla ileri gitme ,buradan da sürülürsün vallahi.''dedi Halit.
''Vatanın heryeri aynı benim için.İstediği yere sürsünler.Ben yaptıklarıma devam edeceğim.Vicdanlı,merhametli türk askeri yetiştireceğim.Ben bebek katili asker yada namaz başında insanlara gaz bombası sıkan asker yetiştirmeyeceğim.''Sevda
''İşte bu yüzden kıymetlisin benim için.Sadece asker değil insanda eğitiyorsun.''dedi Halit
''Sağolun komutanım.Bizim projede yattı o zaman.''dedi Sevda üzülerek.
''Erkeklere askerliği yarıya indirirlerse.Kadınları askere almak pek mümkün olmaz.''dedi Halit.
''Üzüldüm.Bu milleti savunurken birçok kadınımız savaşmış.Neden askerlikte yapmasınlar.Ama projeme devam edeceğim.Onlar kabul etmese bile.Proje göndermeye devam edeceğim.''dedi Sevda
''Sevda ,kıymetini kimse bilmese bile.Ben biliyorum.İnşallah amacına ulaşırsın bir gün.''dedi Halit
''Sağolun komutanım.Çıkabilir miyim?''dedi Sevda
''Çıkabilirsin''dedi Halit.
Sevda selamını verip dışarı çıktı.
''Deli fişek .''dedi Halit.
**--***
Sevda eğitim dosyasını hazırlarken başında bekleyen Alper'e bakıp ''Çiçeklerime su verdin mi?''dedi.
''Evet kaktü..yani çiçeklerinize su verdim.''Alper ve içinden manyak kadın kaktüslere çiçek diyor.
Sevda çiçeklerine bakıp ''Çok fazla su vermişsin.Toprakları bataklığa dönmüş.''dedi ve sandalyesine oturup ''Doktora git bir şırınga al.Artık çiçeklerimin sularını şırınga ile damla damla vereceksin.Saate beş damla.''dedi.
''Hı.''dedi Alper.
Sevda sırıtarak Alper'e dönüp ''Sana öğüt vermek isterdim ama işim eğitim vermek.Git şimdi eğitimin için şırınga al.''dedi.
''Şırınga...eğitim..''dedi Alper anlamayarak.
''Evet bu senin eğitimin.Hep silah yada dövüş eğitimi verecek değiliz ya.Birazda bitki yetiştirme eğitimi verelim.Çıkabilirsin.''dedi Sevda.
Alper selamını verip odadan dışarı çıktı.Revire doğru ilerledi.
**---***
Alper sinirle revire girince arkadaşlarını gördü.Şu bayılan börekçiyi ziyarete gelmişler.
''Geçmiş olsun.''dedi Alper .
Caner gülümseyip ''Sağol Alper.Güneş çarptı galiba.''dediğinde arkadaşları gülmeye başladı.
''Sevda güneşi çarptı.''dedi Çavuş Mehmet gülerek.
''Komutanımın suçu yok.O görevini yapıyordu.''dedi Caner
''Oğlum senin gibi komutan yalakası görmedim.''dedi Mehmet.
''Yok öyle değil.''dedi Caner
''Oğlum yalakalık yapacaksın bari doğru komutana yap.Bu numaralar Karadulda işe yaramaz.''dedi Serkan.
''Serkan hakklı.Karadul'u kandıramazsın.''dedi Nuri gofretini yerken.
''Nuri senin ağzın hiç durmaz mı?Habire bir şey yiyorsun.''Dedi Serkan
''Harbi lan sen bu kilo ile nasıl girdin askeriye.''dedi Yusuf
''Askeriye girmek için zayıfladım.''Dedi Nuri.
''Girincede yemeğe devam ettin.''dedi Serkan.
''Sonuçta askeriye girdim.Diyet yapmaya gerek yok.''dedi Nuri
''Sen öylesan tombik.''dedi bir ses.
Herkes arkasına döndüğünde ''Komutanım.''dediler .
Sevda börekçiyi merak etmek için revire gidince konuşulanlara kulak misafiri oldu. ''Askeri eğitimi almak için sağlığınızın elverişli olmalı.Yoksa yaptığınız eğitim sırasında size bir şey olursa.Biz ailenize nasıl hesap veririz.''dedi.
Kerem ayağa kalkıp ''Komutanınız haklı.Nuri bu gidişle yemeğe devam edersen.Çürük raporu alabilirsin.''dedi.
''Ama doktor..Ben asker olmadan köyüme gidemem.''dedi Nuri.
''O zaman ağzını tut biraz.Çöp tenekesi mi oğlum senin miden.''dedi Sevda ve doktora dönüp ''Doktor bir hafta sonra genel bir muayyene yapalım.''dedi.
''Olur,karargaha bildiririm birkaç doktor arkadaşıda çağırım.Daha çabuk biter.''dedi Kerem.
Nuri elindeki gofrete bakıp yutkundu.
Sevda, börekçiye bakıp ''Börekçi sen iyi misin?''dedi.
''İyiyim komutanım.''dedi Caner
''İyisin iyi.Hadi kalk o zaman.Boşuna yatağı meşgul etme.Değil mi doktor?''dedi Sevda
''Bir şeyi yok.Gidebilir.''dedi Kerem.
Caner ve diğerleri revirden çıkacakken Kerem, Alper'e bakıp ''Sen çıkmıyor musun?''dedi.
''Ben..''dedi Alper ve önce arkadaşlarına sonra Sevda'ya baktı.
Sevda sırıtıp dolaptan bir şırınga verdi. ''Al bunu.Unutma beş damla.''dedi.
''Sevda,şırıngayla ne yapacaksınız?''dedi Kerem
Caner ve diğerleri durup Alper'e baktılar.
''Alper çiçeklerime suyunu artık şırınga ile verecek.Değil mi Alper?''dediğinde Sevda
Kerem ve diğerlerini bir sırıtma aldı.
Serkan,Mehmet'e dönüp ''Yine ne yaptı senin torun.''dedi.
''Çok dik kafalı .Yapmıştır bir şey.''dedi Mehmet
''Bu kafayla giderse askerliği bitmez.''dedi Yusuf.
Sevda,Alper'in sessiz kalmasına sinirlenip ''Cevap versene lan.''diye bağırdığında diğerleride korkuyla irkildi.
''Emredersiniz komutanım.''dedi Alper.
Sevda diğerlerine bakıp ''Hanımlar kısır falan getirin.Böyle olmuyor.Allah aşkına oturun muhabbet edelim.''dedi alayla.
''Olur....''diyecekken Börekçi Caner.
Mehmet araya girip ''Hemen gidiyoruz komutanım.''dedi ve arkadaşları ittirerek dışarı çıktılar.
Sevda hala karşısında dikilen Alper'e bakıp ''O gözlerini bir daha bana dikip bakarsan ,o tuttuğun şırıngayla bir tarafından kan alırım.''Dedi sinirle koltuğa oturup ''Şimdi acı bir kahve getir bana.''dedi.
''Emredersiniz komutanım.''dedi Alper çıkacakken Sevda ''Dur Alper, doktor sende içiyor musun?''dedi.
''Zahmet olmasa bir orta.''dedi Kerem.
''Ne zahmeti.Getirsin eşşek herif.''dedi Sevda
Alper odadan çıkarken Kerem ,Sevda'ya dönüp ''Biraz fazla ağır olmadı mı?''dedi.
''Olmadı doktor.''dedi Sevda
''Alper ne söyledi de sinirlendirdi seni?''dedi Kerem
Sevda başındaki kepini çıkarıp doktora baktı. ''Ne söylediği önemli değil?Bakışları bakışları beni korkutuyor.O çocuk başını belaya sokacak.''dedi
''Nereden biliyorsun ?''dedi Kerem.
''Bir an bile düşünmeden silahın önününe çıkıyorsa.Ya o kişi delidir ya da intikamla dolmuştur.''dedi Sevda
''Fazla büyütüyorsun bence.''Kerem
''İnşallah ben yanılırım.''dedi Sevda ve içeri hemşire Ezgi girdi. ''Kerem abi istediğin askerin dosyası.''dedi ve Sevda'yı görünce ''Naber Sevda abla.''dedi
''İyi sen.''dedi Sevda
Ezgi ,Kerem'e dosyayı verip ''Kötü .''dedi.
''Ne oldu nişanlın yine ne yaptı?Bir problem varsa söyle hallederiz.''dedi Sevda
''Sağol abla klasik kıskançlık işte''dedi Ezgi
Kerem dosyayı incelerken bir anda hanımların konuşmasını dinliyordu.
''Adam kıskanmakta haklı bir alay dolusu erkekle ilgileniyorsun.''dedi Sevda sırıtarak.
''Abla sen yapma bari.''dedi Ezgi.
''Tamam tamam.Eee bilmiyor muydu senin işini.''dedi Sevda
''Biliyordu da işte..''dedi Ezgi
''Şey ne?''dedi Sevda
''Hemşire olduğumu biliyordu da.Nerede çalıştığımı bilmiyordu.''dedi Ezgi
''Eee nasıl öğrendi?''dedi Sevda derken Alper elinde kahve tepsiyle içeri girdi.Önce Sevda'nın kahvesini önüne koydu ardından Kerem'inkini koyup bekledi.
''Nasıl öğrendi burada çalıştığını?''dedi Sevda ve kahvesinden bir yudum aldı.
Ezgi ve Sevda sohbet ederken Kerem Alper'e bakıp ''Çıkabilirsin Alper''dedi
Alper,Sevda'ya baktı. Sevda başıyla onaylayınca selamını verip çıktı.
''....işte takip etmiş beni....''diye anlatıyordu Ezgi ve telefonu çaldı. ''Abla telefon...''dedi.
Sevda kahvesini dikip ''Ezgi bir ara yine konuşuruz.''dedi .
Ezgi dışarı çıkarken Sevda, Kerem'e bakıp'e bakıp ''Bir daha sakın askerlerimle arama girme.''dedi ve kepini başına taktı.
''Ama bekliyordu.Sen konuşuyordun.''dedi Kerem.
''Bekleyecek gerekirse sabaha kadar.Görüşürüz.''dedi Sevda ve gitti.
''Ben ne yaptım ki.''dedi Kerem
****--****
3 Gün Sonra
''Anne hadi geç kalıyorum.''dedi Sinan
''Hep ben mi seni bekleyeceğim.Biraz da sen beni bekle.''dedi Sevda
''Üff anne ya.''dedi Sinan ve ayakkabısını giyip ''Kusura bakma annecim seni bekleyemem.''dedi ve evden çıktı.Kapının kapanma sesiyle Sevda ''Hayırsız evlat ben seni bekledim.Bir dakika bekleyemedi.''dedi ve çantasını alıp evden çıktı.Kapıyı kitlerken bir ses duydu.
''Günaydın Sevda teyze''
Sevda sinirle arkasına dönünce Yonca'yı gördü.Üst komşusu Yüzbaşı Gökhan'ın kızıydı.Pek anlaşmazlardı. Sinir olduğunu bile bile teyze derdi.O da onunla dalga geçerdi.
''Günaydın Pamuk prenses.''dedi Sevda ve Yonca'nın göğüslerine bakıp ''Sağdakine az koymuşsun .''dedi.
Yonca kollarını göğsünde bağlayıp ''Pamuk falan koymuyorum.''dedi.
Sevda gözlerini kısıp ''Emin misin?''dedi.
''Uff sanane bee.''dedi Yonca.
''Simetrik takıntım var lisesi.Yoksa banane canım.Tüm pamukları doldur.Hatta benim yastığımı vereyim yetmezse falan.Hatta dur sen en iyisi çorap koy.Vereyim mi çorapları mı?''dedi Sevda
Yonca sinirle ayaklarını yere vurup''Teyze ...teyze ...teyze..''dedi.
''Yonca sen misin?''dedi Kerem.
''Aaa doktor .''dedi Yonca hızla merdivenlerden indi.Peşinden Sevda indi.Küçük kızın doktora hayran bakışlarını görünce gülümsemeden edemedi.Onun yaşındayken öğretmenine aşık olmuştu.Tabi o aşk değil hayranlıktı.Tabi o zamanlar aşık olduğunu sanmıştı.Yonca da aynı duyguları Doktora hissediyordu.
''Doktor, Yüzbaşı uyandı mı?''dedi Yonca.
''Göreve gitti o?''dedi Sevda
''Hayır dün akşam döndü.''dedi Yonca
''Nasıl döndü mü?''dedi Sevda ve Kerem'e baktı.
''Döndü de.Yonca sen nereden biliyorsun?''dedi Kerem
''Hiç canım...apartmana girerken gördüm.''dedi Yonca.Tüm gün pencerenin önünde gelmesini bekliyordu aslında.
''Hı anladım.Dün döndü.''dedi Kerem
''Evde mi?Konuşacaklarım vardı?''dedi Sevda
''Evet evde görev biraz zorlu geçmiş.Bir kaç gün alaya gelmemesini söyledim.''dedi Deniz.
''Kapıyı açsana bir göreyim.''dedi Sevda.
''Bende geleceğim.''dedi Yonca.
''Sen okuluna liseli.''dedi Sevda.
''Banane görmeden gitme.Sevda Teyze.''dedi Yonca.
İki kadının sinirli bakışlarından korkup kapıyı açtı. ''Ben gidiyorum .''Dedi ve merdivenlerden inerken ''Deniz sana kolay gelsin.''dedi sırıtarak.
Sevda ve Yonca kapıdan itişerek içeri girdiler.Salona girerken Deniz'i gördüler.
Yonca eliyle Sevda'nın gözünü kapattıp ''Sakın bakma.''dedi.
Deniz yeni duştan çıkmıştı.Odasına girecekken salonda iki kadınla karşılaştı.
''Normalde benim senin gözünü kapatmam gerekir liseli.''dedi Sevda.
''Doktoru sen almış olabilirsin.Ama Deniz benim.Onu sana vermem.''dedi Yonca.
Sevda ,sinirle Yonca'nın elini itip ''Ne diyorsun sen liseli?''dedi.
''Merak etme küçük sana bakarım yine de ona bakmam.''dedi Deniz sırtıtarak.
''Haklısın Sevda teyze sana yakışmıyor.''dedi Yonca.
''Bir dakika bi dakika tek tek gelin.''Dedi Sevda ve önce Yonca'ya bakıp ''Sen liseli bana teyze demeye devam edersen babana askeri okul konusunu açarım.''dedi ve Deniz'e dönüp ''Şu dünyada bir sen bir ben kalsam yine de sana bakmam.''dedi.
''Öyle mi?Peki 3 gün önce öyle aşk itirafı yapacaktın.Ne oldu?''dedi Deniz sırıtarak.
''Ne aşk itirafı ?Ben senden özür dileyecektim.Hem ben Doktora şans verdim.''dedi Sevda
''Ha ..özür..mü?..Doktora mı şans verdin?''dedi Deniz.
Ulan Arda hani Sevda benden hoşlanıyordu.Hoşlanıyor ama doktordan .Cemal sana ne demeli,Yok bana kadın olduğunu ispat ediyormuş.İspat etti ama kadın olduğunu değil.Benim saf olduğumu.Ümit ulan Ümit ,ima ediyormuş öyle mi?Ben sizi bir elime geçireyim göstereceğim imayı.