Ekip kayaların arasında mevzilenmiş.Maruf 'un telsizden aramasını bekliyorlardı.Seko'nun başında Ümit ve Arda vardı.
Sevda beresinin tozunu silip başına taktı. ''İşte ait olduğu yerde.''dedi.
''Orası senin başın mı oluyor.''dedi Deniz.
Sevda sırıtıp '' Bu berenin ait olduğu yer. Gökyüzü ile toprak arasında tam başımızın üstündür.''dedi.
Deniz,Sevda'ya baktı. Kadını çok yanlış tanımıştı.Deli ama vatan delisi bir kadındı.
Sevda ayağa kalkıp ''Fazla bakma aşık olursun.''dedi sırıtarak ve silahını alıp ''Ben mevzime gidiyorum..''dedi.
Deniz gülüp ''Dikkat et..''dedi.
O sırada Seko'nun telsizinden bir ses duyuldu.
''Biz geldik.Siz neredesiniz?''dedi
Deniz'silahını Seko'nun başına yasladı. '' Sakın yanlış bir şey söyleme.''dedi.
Seko başını sallayıp ''Tamam ..''dedi
Sevda telsizi eline alıp ''Dediklerimizi söyleyeceksin.''dedi ve mandala bastı.
''Maruf... etraf güvenli..Biz kayalıkların oradayız..''dedi Seko
''Tamam bizde oraya geliyoruz..''dedi Maruf
''İşte elimize düştü Maruf..''dedi Arda.
''Adam hani zekiydi..Bildiğin mal bu..''dedi Ümit.
''Hayaleti yakaladık.''dedi Cemal.
Sevda 'nın içinde bir şüphe vardı.Deniz,Sevda'ya bakıp ''Ne oldu?''dedi.
''Çok kolay oldu.İçimde bir şüphe var..''dedi Sevda.
''Kendin duydun.Birazdan ayakları ile bize gelecek.''dedi Deniz.
''Tamam ...ama...''dedi Sevda.
''Abi göründüler..''Dedi Cemal.
Deniz gece dürbünü alıp baktı. ''İki adam sedye taşıyor.Maruf bu olmalı.Yaralı olduğu söylenmişti.''dedi.
Sevda dürbünü alıp sedye baktı.Yüzü gözkümüyordu.Örtü tamammen kapalıydı. ''Galiba..''dedi..
Deniz, ekibe dönüp ''Ateşimle başlayacağız.Geçen seferki gibi öldürücü değil yaralıyacı ateşler istiyorum.''dedi.
''Deneriz abi...''dedi Arda.
''Söz veremem.''dedi Mehmet.
Deniz sedyeyi taşıyan kişiye hedef aldı. Ardından çatışma başladı.Adamlar sedyeyi bırakıp kaçtılar.
Sevda ,Deniz'e baktı. ''Bir iş var..''dedi.
''Haklısın..''dedi Deniz ve adamlarına baktı ''Siz buradasınız ben gidip sedyeyi kontrol edeceğim.''dedi.
''Ben de geliyorum.''dedi Sevda.
''Sen burada kal.. Etrafta keskin nişancı olabilir..''dedi Deniz.
''Bekle önce ben yerimi alayım..Etrafı kontrol ettikten sonra git..''dedi Sevda.
''Tamam hadi, çık dağına..''dedi Deniz sırıtırak.
Sevda silahını alıp yerine çıktı.Mevzilenip etrafı izledi..
''Sevda...durum ne?''dedi Deniz telsizde.
''Sakin..ama yine de dikkat et..Tuzak olabilir..''dedi Sevda
''Tamam ..''dedi Deniz ve sedyeye doğru yaklaştı.
Herken pür dikkatti.Deniz sedyenin örtüsünü açtığında ''Hassiktir..''dedi ve koşmaya başladı. ''Yatın bomba..''diyene kadar patlatı.Deniz kendini kayanın yanına doğru attı.
''Deniz.. Komutanım...''diye bağırdılar..
Sevda yerinden kalkıp aşağıya indi.
''Ümit, Cemal koruyun bizi.''dedi Arda ve Mehmetle ikisi Deniz 'in yanına gitti.
''Abi iyi misin?''dedi Arda.
Deniz öksürüp ''İyiyim iyi..''dedi.
Mehmet ve Arda kollarından tutup Deniz'i taşıdılar.
Sevda aşağıya inerken Seko'nun kaçmaya çalıştığını gördü.Ensesin tutup ''Hoopp nereye birader..''dedi.
Seko bıcağını çıkarıp ''Çizerim seni yaklaşma..''dedi.
Sevda ,Seko'nun ensesini bırakıp ''Tamam sakin.''dedi ve ellerini kaldırdı.
Cemal ve Ümit seslere arkasına döndü.. ''Lan şerefsize bak.''dedi Ümit
''Ellerini nasıl çözdü?''Dedi Cemal.
''Gördüğünüz üzere bıçakla.Üzerini aramadınız mı?''dedi Sevda.
''Yaklaşmayın kızı deşerim.''dedi Seko
Deniz gördüğü manzara karşında toparlanıp ''Bırak bıcağı.Buradan sağ çıkamayacaksın yoksa..''dedi.
''Çıkamayacaksam peşimden o kızı da götürürüm.''dedi Seko ve bıcağı Sevda'ya savurdu.
Sevda kolunu kesmişti. ''S*ktim bela...''dedi ve yerdeki kumları fırlatıp dikkatini dağıttı.Ardından bileğini tutup dirseği ile burnuna vurdu.Bıcak yere düşerken Seko 'yu yakasından tutup kafa çaktı. ''Tek kişillik biletiniz kesildi.İyi yolculuklar.''dedi.
Deniz,Sevda'nın yanına gidip ''İyi misin?''dedi ve koluna baktı.
''Sıyırdı..O değil güzelim kamuflajı mahvetti.''dedi Sevda.
''Giden kamuflaj olsun..Sana bir şey olmasın.''dedi Deniz ve Sevda 'nın kolunu tuttu.Kamuflajı sıyırdı. ''Derin kesmiş..Ne sıyırması?''dedi.
''Daha büyük yaralarım olmuştu.''dedi Sevda.
O sırada telsizden bir ses yükseldi.
''Beyler ben gidiyorum..Haber vereyim dedim..''
Deniz aklına vurdu.. ''Bomba ile oyalıp sınırı geçti..''dedi.
Sevda telsizi eline alıp ''Seni yakalayacağım..Eninde sonunda yakalayacağım.''dedi.
Telsizden birkaç saniye ses gelmedi ardından. ''Sevda...sensin..''dedi.
''Benim.Ezeli düşmanın..''dedi Sevda.
''Sen benim için düşmandan fazlasın.''Dedi Maruf.
Sevda,Deniz ve diğerlerinin bakışlarını görüp ''Saçmalamayı kes..Bileklerine taktığımda anlarsın düşman mıyım yoksa başka bir şey mi?''dedi.
Maruf gülüp ''Elbet bir gün buluşacağız..Böyle yarım kalmayacak...Hatırladın mı şarkıyı?''diye şarkıya başladı.
Deniz telsizi eline alıp ''Bu kadar yürekten çağırma beni.Bir gece ansızın gelebilir..Sen bu şarkıyı biliyor musun?''dedi.
''Yok asker ama öğret bakalım.Öğretebileceksen..''dedi Maruf.
Sevda telsizi eline alıp ''Kendisi öğretmekte baya iyidir..Bana da neler öğretti..''dedi.
Telsizden ses kesilmişti.
Deniz, içinde bir kuşku oldu.Maruf ve Sevda'nın arasında başka bir şey olmuş gibiydi.Soracaktı ama şimdi zamanı değildi.
Sevda'nın kolundan tutup kaya oturttu. ''Maruf konusunu sonra konuşacağız.Önce yaranı temizleyelim.''dedi.
''Mehmet ilkyardım setini getir..''dedi Deniz.
''Emredersiniz komutanım.''dedi Mehmet ve çantayı çıkarıp Deniz'e uzattı.Pansumanı yaparken Sevda gözünü bir saniye Deniz'den ayırmadı.
''Babannemi zamanında kesik yaralarına işerlermiş.Mikrop kapmasın diye.''dedi Ümit.
''Dedemde..sigara külü koyarmış..Kanı hemen durdururmuş.''dedi Cemal.
''Benim büyük dedem.Yarayı ateşte ıstırsak acı cekmezsin diyordu.''dedi Arda.
Sevda üçlüye bakıp '' O teorilerinizi kendiniz yaralandığınızda uygulayın.''dedi.
Deniz sargıyı sarıp ''Bitti..''dedi.
Sevda yerde yatan adama bakıp ''Elimizde bu kaldı..''dedi..
***--***
Güzel bir dağ havasından sonra ekin yine beton yığınına dönmüşlerdi.Araç bir apartmanın önünde durdu.
''Yolculuğumuz sona ermiştir.Dağ Şahinleri seçtiniz için teşekkürler.''dedi Deniz.
Sevda arkada sıkışmış dörtlüye baktı. ''Onlar için pek iyi geçmedi.''dedi sırıtarak.
''Yok hallerinden memnun.''dedi Deniz.
''Arda'nın koca götünden oturamadık ki.''dedi Cemal.
''Hadi lan ordan.Benim kıçım büyük değil onlar kas kas...''dedi Arda.
''Kas görmesek inandıracasksın.Bildiğin lopez'i geçtin.''dedi Cemal.
''Mehmet sen de çok yayıldın.Bana kıç kadar yer düştü.''dedi Ümit.
''Kıç değildir o kasdır kas.''dedi Cemal alayla.
'' Ce-mal...''dedi Arda.
''İsmimi keserek söyleme..''dedi Cemal sinirle.
''Neden adın Ce-malll.. değil mi?''dedi Arda sırıtarak.
''Abi!''dedi Arda.
''Deniz bir şey yapsana kavga edecekler.''dedi Sevda
''Tamam bekle..''dedi Deniz ve arkaya dönüp ''İlk giden duşları kapar.''dediğinde herkesde bir sessizlik oldu ardından birbirleri iterek arabadan indiler.
Arka dörtlü koşarak apartmana girerken Sevda ve Deniz arabada baş başa kaldılar.Gülüşme sesleri kesilince birbirlerine baktılar.
Sevda'nın örülmüş saçlarında çıkan saç telleri yüzünü sarmıştı.Üstü başı toprak ve kan vardı.Bir kadın anca bu kadar güzel olabilirdi.
''Ben yanlış anlamadan bakışlarını çek istersen.''dedi Sevda.
''Ne varmış bakışımında ?''dedi Deniz.
Sevda sırıtarak Deniz'e baktı. ''Hayranlık.Doğru mu?''Dedi.
''Yanlış...Hayranlıktan daha fazlası.''dedi Deniz.
''Deniz!''dedi Sevda şaşırarak.
Deniz arabanın kapısını açıp ''Sevda hadi. Gelmiyor musun?''dedi.
''Şey..ben eve gideceğim.evet eve gideceğim.''dedi Sevda.İlk kez böyle olmuştu.Normalde dobra konuşan Sevda şimdi çekinir olmuştu.
''Ne evi?Saçmalama hadi gel.Çocuk seni bu halde görmesi.Bugün kalalım.Yarın beraber gideriz.''dedi. Deniz.
''Direk eve gitmeyeceğim.İpek'e uğrayıp öyle gideceğim biliyoruz heralde.''dedi Sevda.
Deniz direksiyona geçip ''İyi gidelim o zaman.Bende geliyorum.Ha sabah gitmişim ha akşam.''dedi.
''Dinlen ben taksiyle giderim.Yorgunsun bir de direksiyon sallama.''dedi Sevda.
''Taksiyle o kadar yol kaç para yapar biliyor musun?Bu ayki maaşı taksiciye vereceksin galiba.''dedi Deniz.
''Of Deniz off.''dedi Sevda.
''Sevda farkında mısın ama aramızdaki rütbe farkını aşıyorsun.''dedi Deniz.
''Sen başlatın.Pardon siz başlattınız.O kadar şey yaparsan rütbe mi kalır aramızda.''dedi Sevda ve sona doğru sesi kısılmıştı.
''Sevda eve giriyorsun.Marş marş.''dedi Deniz.
''Ama...''diyecekken Sevda.
''Şuan ikimizin üzerinde üniforma var.Sivil değiliz.Bu bir emirdir.''dedi Deniz.
''Emredersiniz komutanım.''dedi Sevda ve arabadan inip apartmana gitti.Deniz adı gibi biliyordu.Kesin ona söve söve gidiyordu.
Deniz gülen yüzünü dikiz aynasından baktı. ''Bu kız anca emirden anlıyor.''dedi ve arabadan indi.
***-**
''Abi lahmacunları söyledim.Beş on dakikaya gelir.''dedi Ümit.
''İki tek de atsaydık.Ne zamandır içmiyoruz.''dedi Arda.
''Meze de söyleyelim mi?''dedi Ümit.
''Haydari ...ohh miss..''dedi Cemal.
''Abi sen gitmeden bir beraber içsek.''dedi Mehmet.
''Misafirimiz var olmaz gençler.Sonra..''derken Deniz ,Sevda içeri girdi.
''Bir otuzbeşlik içerim ..Mezesiz içmem ben.''dedi Sevda koltuğa yayıldı. Kumandayı alıp tv açtı.
''Abi misafirde istiyor.''dedi Arda.
''İyi söyleyin.''dedi Deniz ve Sevda'nın yanına oturdu. Yaralı koluna bakıp ''Tekrar saralım.''dedi ve ıslak saçlarına baktı. ''Kurutma dolapta saçlarını kurutsana.''dedi.
Sevda elindeki kumandayı Deniz'e uzatıp ''Bu ilgiyi her misafire yapar mısın?Yoksa bana mı özel?''dedi.
''Sana da iyilik yaramıyor.Ne yaparsan yap?''dedi Deniz ve sinirle içeri girdi.
Sevda arkasına dönüp ''Yanlış bir şey mi söyledim?''dedi.
Arda sırıtıp ''Yok şuan duygularını sorgular.Senlik değil.''dedi.
''Anlamadım ..Kimi sorguluyor?''dedi Sevda.
''Boşver sen.Üzerindeki yakışmış.''dedi Arda .
''Deniz verdi.Zevki iyimiş.''dedi Sevda ve televiyona döndü.
Ümit,Arda'ya bakıp ''Abi bu tişört o tişört mü?''dedi.
''Aynen kardeşim.Deniz giymeye bile kıyamadı tişörtü Sevda'ya vermiş.''dedi Arda
''Sizde benim düşündüğümü düşünüyorsunuz?''dedi Cemal.
''Saçmalamayın bakmaz komutanım o kıza.Hem o baksa annesi izin vermez.''dedi Mehmet.
''Bak onda haklısın.Deniz annesini sözünden çıkmaz.Annesi de çocuklu ve dul kadını gelin diye almaz.''dedi Arda.
''Aslında iyi kadın ...''derken Arda.
Sevda 'nın telefonu çaldı.Ekrana bakıp ''Hayret bu puşt beni bu saatte arar mıydı?''dedi ve telefonu açttı. ''Ne var şerefsiz ?''
''Bende seni özledim karıcım.''dedi Rüzgar.
''Kes traşı ne istiyorsun?''dedi Sevda.
''Bayılıyorum bu hallerine karıcım.''dedi Rüzgar.
''Sen içtin mi?Kafan mı güzel.''dedi Sevda.
''Sinan'ın yanındayım.Sen yokken onunla ilgileneyim dedim.İyi etmiş miyim karıcım.''dedi Rüzgar.
Deniz içeri girdiğinde herkesin Sevda'ya baktını gördü. ''Ne oldu?''dedi.
''Bilmem biri aradı.''dedi Ümit.
''Baba olduğun yeni mi aklına geldi.Hayret doğrusu karıların koynundan çıkıp çocuğa nasıl vakit buldun?''dedi.
''Karıcım biz evliyken nasıl senin koynunda çıkıp cocuğuma ilgi gösteriyorsam.Diğer kadınlardan sonrada çocuğa ilgi gösterebilirim.''dedi Rüzgar sırıtarak.
Sevda sinirlenmişti.Arkasına döndüğünde diğerleri başka yöne baktı. ''Dua et müsait değilim yoksa seni küfüre boğardım.''dedi.
''Biliyorum karıcım.''dedi Rüzgar.
''Sen benim küfürlerimden bir kolaj yap beyninde döndür.Yüz yüze gelince ben tekrar ederim.''dedi Sevda.
''Ne kadar güzel bir ilişkimiz var değil mi?''dedi Rüzgar.
''Kes laklakı .Telefonu ver oğluma.''dedi Sevda .
''Bende seni seviyorum karıcım.''dedi Rüzgar.
''Karıcım demeyi de kes.''dedi Sevda.
''Anne..''diye bir ses duydu Sevda
''Naber pasaklı?''dedi Sevda gülerek.
''Anne ya..''Dedi Sinan.
''Duş almadın değil mi?''dedi Sevda.Sinan duş almayı sevmezdi.Annesinin zoruyla alırdı.
''Sular kesildi anne.''Dedi Sinan.
''Lan...puşt dayına verdim ya parayı ödeyecekti faturayı.Ne yapıyor şimdi o avanak.''dedi Sevda.
''Şey..kağıt oynuyor...Dayı oynadığınız oyunun adı ne?
Selim,Alp , Rüzgar ve Doktor pişti oynuyorlardı.
''Sökülün lan paraları...''dedi Selim ve Sinan'a dönüp ''Pişti be oğlum pişti.Öğrettim ya sana...''dedi Selim ve Rüzgar'a dönüp ''Kimle konuşuyor bu?''dedi.
Rüzgar sırııtp ''Sevda ile..''dedi.
''Hassiktir.Yap be enişte...''derken Selim.
Telefondan ablasının sesini duydu. ''Selim!!!''
Sinan telefonu Selim'e uzatıp ''Dayı annem seni istiyor.''dedi.
Selim korkara telefonu alıp ''Güzeller güzeli ablacım..''
''Kes kesini.Pis kumarbaz.Lan it demedim mi? Evde böyle şeyler yapmayacaksın diye.Pişti.. pişti haa.''dedi Sevda.
''Abla ,Sinan yanlış anladı.Pişti değil p...p..p..''diye tekara etti Sinan.
''P ile oyun bulamadın değil mi?''dedi Sevda.
''Yok be abla .''dedi Selim.
''Ben buldum P ile başlayan oyun...Bir geleyim göstereceğim.Sana ve o pişti ortaklarına .''dedi Sevda
Selim yutkunup ''Ne buldun abla..''dedi.
''Pataklama oyunu..Bildin mi?''dedi Sevda.
''Abla sesin gelmiyor.ŞŞŞtt.. Çekmiyor..Tünele giriyorum.ştttşş..''dedi ve telfeon kapandı.
''Nerede kalmıştık?''dedi Selim ve yerine geçti.Kucağına yeğeni aldı.
''Sevda ne diyor?''dedi Doktor.
''Klasik ablam işte.''dedi Selim.
''Küfür..''dedi Rüzgar.
''Dayak..''dedi Doktor.
''Tehdit..''dedi Alp.
''Bu sefer ortaya karışık.Hepsinden azar azar .''dedi Selim .
''Little little into the middle..''dedi Alp.
''Aynen bro..Ama ağzımıza s*çacak bu sefer.''dedi Selim
***--**
Sofra hazırlanmıştı.Herkes oturup kadehler doldurulmuştu.Sevda bardağını alıp hafif salladı. ''Üç beyazdan uzak durun gençler.Bir abla nasihatı.''dedi.
''Üç beyaz.?''dedi Ümit.
''Un tuz şeker mi?''dedi Arda.
''Yok be oğlum.Rakı,Gelinlik ,kefen''dedi Sevda sırıtarak.
''Ben ilk ikisinden nasibimi aldım.Üçüncü..''derken Sevda.
''Allah korusun.''dedi Deniz.
''Bu da ayrı manyak.Bir bakmışsın kolumu sarıyor.Bir bakmışsın beni görünce yolunu değiştiryor.''dedi Sevda.
Deniz ,Sevda'nın kadeğine bakıp ''Bir yudum alınca kafayı buldun.''dedi.
''Kafamı bulmama daha var.İlerleyen saatlerde.Dilim daha çok açılır.''dedi Sevda ve kadeği dikleyip masaya vurdu.
''Yavaş Sevda..yavaş..''dedi Deniz..
Sevda bardağını doldurup ''Ah ulan ah.''dedi ve türküye başladı.
Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime
Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime
Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime
Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime
Perde i zulmet çekilmiş, korkarım ikbalime
Perde i zulmet çekilmiş, korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime
Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime
Sevda bir bardağı da dikti tepesine..
Deniz elinden bardağı alıp ''Yeter bu kadar..''dedi.
''Kimsin sen ya?Kimsin de bana karışıyorsun.Hah.Sırık..Koca kafa.Kendini beğenmiş...''dedi Sevda ve Deniz'e vurdu.
''Yeter ..kalk elini yüzünü yıkayalım.''dedi Deniz ve ayağa kalktı.
''İçeceğim..Bırak beni...''Dedi Sevda
Deniz ,Sevda'yı zorla tuvalete götürdü.Sevda başta dirensede sonra kendini Deniz'in kollarına bıraktı.
Deniz, bir eliyle Sevda'nın belinden tutup diğer eliyle musluğu açtı.Yüzüne su çarptıkça.
''Soğuk..çok soğuk...''diye çırpınıyordu Sevda.
''Ayıl diye...Ayıl ki.Bana o söylediğin sözlerin hesabını sorayım.''dedi Deniz ve musluğu kapayıp Sevda'ya baktı.
Saçları ıslanmıştı.Yüzünden su damlacıkları dudağına deyip yere düşüyordu.
''Ne bakıyorsun öyle dik dik...''dedi Sevda ve sustu.Susmak zorunda kaldı.Konuşmasını Deniz'in dudakları kesmişti.Dudaklarındaki baskı artarken karşılık verdi.Deniz ,Sevda 'nın bellinden tutup kapıya yasladı. Öpüşmeleri derinleştik.Deniz elini Sevda'nın tişörtünden içeri sokup belini okşadı.Kendine yasladı.Ardından dudakları ayrılıp birbirlerine baktılar.İkiside nefes nefesdi.
''Bu sefer ilk sen öp...''diyecekken Deniz izin vermedi.Tekrar öptü.İkili arzudan kendilerini kaybederken bir ses duyuldu.
''Abi biz gidiyoruz...''dedi Arda.
Sevda sesi duymasıyla Deniz'i itti. Deniz eliyle kapıya vurup ''Git Arda git.''dedi.
Sevda lavobaya gidip yüzünü su çarptı.
Deniz ne diyeceğini bilmedi. ''Ben ...özür dilerim...''dedi.
''Özür..hah..özür...Çık..Deniz..çık...''dedi Sevda.
''Yanlış anladın..Ben ...''dedi Deniz.
''Çık..çık..''dedi Sevda ve Deniz'i sırtından ittip kapıyı kapattı.
''Sevda bak bende bilmiyorum.Ani oldu..''dedi Deniz.
''İki kez mi?''dedi Sevda.
''Özür dilerim.''dedi Deniz .
Sevda kapıya sırtını yaslayıp yere çöktü. ''Kusura bakma da senin kısa süreli eğlencen olamam Deniz.''dedi