Telefonun alarmıyla uyandım. Bütün gece yorgunluktan kesintisiz uyumuştum. İlaç için alarm çalmasa daha da uyurdum. Yataktan kalkıp çantamdan ilacı aldım ve içtim. Üzerimi değişirken bakışlarım karnıma kaydı. Son birkaç günde büyümüş gibiydi. Artık kıyafetten küçükte olsa belli oluyordu. Odadan ayrılıp salona indim. Bora dışında kimse yoktu. "Günaydın. Evde kimse yok mu?" dedim. "Günaydın." derken başını elindeki telefondan kaldırdı. "Babamın doktor kontrolü için hastaneye gittiler. Benim payıma da sen düştün." sözlerinin sonuna doğru gülümsemişti. "Kendime bakabilecek yaştayım." Kenardaki koltuğa oturduğumda çalışanlardan biri geldi ve kahvaltı isteyip istemediğimi sordu. "Sadece küçük bir sandviç istiyorum." dedim. İştahım pek yoktu. "Bir kilo baklavayı tek başına yiyen biri küçü

