Eva
165 boyunda
50 kilo
Kahverengi saçlı, saçı uzun
Göz rengi kehribar
Andrew
180 boyunda
80 kilo
Kahverengi gözlü
Siyah saçlı
Yatağa uzanıp dinlenmeye çalıştım banyo yaptıktan sonra kendimi birden yorgun hissetmeye başladım
Saçım uzun olduğu için kolay kurumazdı o yüzden yastığa gelişi güzel serdim
Tüm gece odamdan çıkmadım gecenin bir yarısı dış kapının sesini duydum alfa bozuntusu sonunda gelmişti
Umursamayıp yatmaya devam ettim
Kapı hızla açılınca korkuyla sıçradım
Işığı açıp bana bakmaya başladı
Bende şok olmuş gözlerle ona bakıyordum
"Hayırdır sizin orda kapı çalma adeti yok mudur"
Alfa sessizliğini koruyup bir süre beni süzdü sıcak olduğu için üzerime örtü almamıştım
Alfa'nın gözleri bacaklarımda takılı kalınca bende başımı eğip bacaklarıma baktım
Elbisemin orta kısmı nerdeyse baldırıma kadar açıktı
Elimi elbiseme atıp hemen açık kalan yeri kapattım
Beni istemeyen bir eşe bedenimi gösterecek değildim
"Ayağa kalk beni takip et"
Gecenin bu vaktinde beni ne yapacaktı
Zaten yemek yememiştim açlıktan karnım gurulduyordu
Alfa oturma odasına girip koltuğa oturdu
Bende ayakta durup bana ne diyeceğini bekliyordum
"Ben eve gelmeden uyumayı aklından bile geçirme"
Sanki adam beni görmek istiyordu da onu bekleyecek mişim
"Neden güzel sesimden iyi geceler cümlesini mi duymak istiyorsun?"
"Kes saçmalamayı zindandan çıktın diye rahat yaşayacağını mı zannettin?"
"Gecenin bu saatinde ne yapmamı bekliyorsun Alfa bey"
"Andrew"
"Ne?
"Bir şeyi tek seferde anlayamıyor musun ismim Andrew"
"Memnun oldum bende Eva"
Andrew'in tek kaşı havalandı
"Memnun olmadım"
"İyi bırak beni o zaman ablamı alıp gideyim"
"Seni bir gün yollayacağım ama aklında kalbinde burada kalacak bedenen gideceksin ama kalbini burada bırakacaksın"
"Kusura bakma kalbim olmadan yaşayamam onu da sana bırakmaya hiç niyetim yok"
Andrew ayağa kalkıp yanıma geldi
Kokusu burnuma dolunca derin nefes almamak için kendimi zor tuttum
Elini saçıma atıp boynumu açtı ve yaklaşmaya başladı tenime yakın bir yerde durup nefesini boynuma üfledi bir süre bekledi
Nefesi boynumu gıdıklayıp geçerken gözlerim kapanmamak için mücadele etti
Bir anda elini saçımdan çekip boynumdan uzaklaştı
Tekrar kalktığı yere oturdu benim kalp atışlarım çok hızlıydı umarım sesini duymuyordu
"Bunu zamanla göreceğiz"
Sesimi bulup
"Görelim"
"Şimdi çekilebilirsin"
"Beni bunun için mi kaldırdın"
"Evet ne bekliyordun"
"İyi geceler öpücüğü"
Andrew beni tekrar süzüp
"Bu tiple seni öpeceğimi düşünmedin herhalde"
"Kusura bakma elimizde bu var"
"Kes sesini ve odana dön"
"Tamam" dil çıkarmamak için kendimi zor tuttum
"Emredersin alfa diyeceksin"
Başımı umursamazca sallayıp odama döndüm
Akşam üzeri uyuduğum için sabaha doğru zor uyudum
Tam uykunun en güzel yerinde kapı tekrar açıldı ve ben yine sıçradım
O kadar hapis tutuldum ki artık ses duyunca korkuyordum
Ya sabır diyerek oturur pozisyona geldim
Gözlerimi açıp biraz ovuşturdum ve kapıda dikilip bana bakan hanzoya baktım
"Kalk"
Ayaklarımı yataktan sarkıtıp esnedim
Andrew arkasını dönüp gidince bende peşinden yürüdüm oturma odasına geçip koltuğa oturdu
"Evi her gün temizleyeceksin üç günde bir güzel kokuyla geri kalan günler saf suyla sileceksin kirden tozdan kesinlikle hoşlanmam"
Ağzım açık sabahın köründe konuştuğumuz konuya baktım
Gerçi adamın benle aşk meşk konuşacak hali yoktu elbette emir verecekti
"Olur"
Ayağa kalkıp evden çıkıp gitti
Ne yani beni sabahın köründe bunları söylemek için mi kaldırmıştı
***
Mutfağa girip buzdolabını açtım içinde bir tam ekmek ve su vardı anlaşılan ekmek su ile beslenmeye devam edecektim koskoca kurt adamın düştüğü hallere bak
Ekmekten bir büyük dilim kesip yedim suyumu içince mutfaktan çıktım
Banyoya girip temizlik malzemelerini aldım
Oturma odasından başlayıp tüm evi temizledim andrew'in odası hariç
Ev büyük değildi bir üstte yatak odası vardı oraya izinsiz giremezdim çünkü orası andrew'in odasıydı o yüzden merdivenler ve alttaki iki odayı temizledim
Andrew'in odasını o izin verince temizleyecektim
Temizlik bitince pencereyi açıp temiz havayı içime çektim mis gibiydi akşama kadar aralıklarla pencereden temiz hava aldım dışarı çıkmak için izin almamıştım yoksa bahçeye çıkmayı çok isterdim
Akşamdan sonra ekmeğimden bir parça daha yedim saatlerce bekledim ama Andrew gelmedi
Daha fazla gözlerimi açık tutamadığım için koltukta içim geçmiş
Dış kapının sesiyle uyandım insan tedirgin yatınca her sese uyanıyordu
Hemen ayağa kalkıp ellerimi yanlarımdan sarkıttım
Andrew oturma odasına gelip tam dibime kadar girdi önce andrew'in kokusu geldi burnuma ardından yabancı bir kadının kokusu...
Bunun aslında canımı yakmaması gerekiyordu ama kalbimin en derinin de bir acı hissettim
Eş bağı yüzünden bunun benim canımı yakacağını biliyordu sırf bu yüzden dibime kadar girip hayatımda bir kadın var sen kimsin der gibi bana sokuluyordu
Bir kaç adım geriye gittim
"Bir isteğin var mı alfa?"
Yüzüme bakma gereği duymadan
"Yok" dedi
Bende arkamı dönüp odama girdim ve kendimi yatağa bıraktım
Lanet olası gözlerim ne ara dolmuş akmaya hazır hale gelmişti
Hayatımda hiç bir erkek olmamıştı bana bir tek kafayı takan Owen olmuştu
Onu sürekli reddettiğim için beni istiyordu
Eğer istediğini alsaydı oda beni görmezden gelecekti
Ah kurdum nerdesin eğer sen olsaydın hem arkadaşım olur hemde beni korurdun
Eğer ablam olmasaydı canımı düşünmez yine kaçardım kurdum olmasa bile kimse beni tutamazdı ama ablamı seviyordum işte
Ne kadar gözyaşı döktüğümü bilmiyorum ama yorgunluktan uyuya kalmışım
Sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp doğruldum odamdan çıkıp banyoya geçtim elimi yüzümü yıkayıp oturma odasına girdim
Bir saat sonra merdivenden ayak sesleri duydum dönüp o tarafa bakmadım
Gelmişti ruh eşsiz mahlukat
Bana bir şey söylemeden evden çıkıp gitti
En azından yüzünü görmeyip sesini duymamıştım buda bir şeydi
Misafir odası olarak düşündüğüm odaya girdim
Boy aynasının karşısına geçip hiç acele etmeden kendimi süzdüm biraz zayıf olsamda güzel bir kızdım yada değil miydim...
Uzun dalgalı saçlarımı çok seviyordum nerdeyse popoma değiyorlardı
Kehribar rengi gözlerim çok bulunan bir renk değildi en azından ben etrafımda hiç görmemiştim benim neyimi beğenmiyordu pislik
Tamam benim babam onun canını yakmıştı ama bunda benim suçum neydi bende kendimi bildim bileli babam tarafından şiddete uğruyor çeşitli işkencelere maruz kalıyordum
Ne olur bu gece eve sinirli gelmesin diye kaç gece dua ederek uyudum
Düşünmenin kimseye bir faydası olmadığını düşünüp banyodan temizlik malzemelerini çıkardım ve merdivenden aşağıya doğru her yeri temiz su ile sildim
Akşama doğru karnımın acıktığını hissettim ve dolabı açtım içinde dünden kalan ekmeğimin yarısı duruyordu birazını kesip şişede ki suyu aldım ve sandalyeye oturup açlığımı bastıracak kadar yedim
Suyumu alıp oturma odasına geçtim birazını içip gerisini küçük bir masaya koydum susadıkça içtim
Yine gece yarısı olmuştu ve yine Andrew yoktu
Ayağa kalkıp bir sağa bir sola turladım
Bir kaç saat sonra dış kapı açıldı ve Andrew içeri girdi
Oturma odasına gelince yüzüne hiç bakmadım
Yine yanıma yaklaşıp başka bir kadınla olduğunu belli etti
Gözüme hücum etmeye çalışan gözyaşlarını geriye itip boğazımı temizledim
"Bir şeye ihtiyacın var mı Alfa?"
"Hayır yok"
Yok demesiyle kendimi odama attım elimle yüzümü yelleyip ağlamamak için kendime telkinlerde bulundum
Ve sonuç akmaması gereken gözyaşları yine akıyordu