6. Bölüm

1058 Kelimeler
Eva 165 boyunda 50 kilo Kahverengi saçlı, saçı uzun Göz rengi kehribar Andrew 180 boyunda 80 kilo Kahverengi gözlü Siyah saçlı Yatağa uzanıp dinlenmeye çalıştım banyo yaptıktan sonra kendimi birden yorgun hissetmeye başladım Saçım uzun olduğu için kolay kurumazdı o yüzden yastığa gelişi güzel serdim Tüm gece odamdan çıkmadım gecenin bir yarısı dış kapının sesini duydum alfa bozuntusu sonunda gelmişti Umursamayıp yatmaya devam ettim Kapı hızla açılınca korkuyla sıçradım Işığı açıp bana bakmaya başladı Bende şok olmuş gözlerle ona bakıyordum "Hayırdır sizin orda kapı çalma adeti yok mudur" Alfa sessizliğini koruyup bir süre beni süzdü sıcak olduğu için üzerime örtü almamıştım Alfa'nın gözleri bacaklarımda takılı kalınca bende başımı eğip bacaklarıma baktım Elbisemin orta kısmı nerdeyse baldırıma kadar açıktı Elimi elbiseme atıp hemen açık kalan yeri kapattım Beni istemeyen bir eşe bedenimi gösterecek değildim "Ayağa kalk beni takip et" Gecenin bu vaktinde beni ne yapacaktı Zaten yemek yememiştim açlıktan karnım gurulduyordu Alfa oturma odasına girip koltuğa oturdu Bende ayakta durup bana ne diyeceğini bekliyordum "Ben eve gelmeden uyumayı aklından bile geçirme" Sanki adam beni görmek istiyordu da onu bekleyecek mişim "Neden güzel sesimden iyi geceler cümlesini mi duymak istiyorsun?" "Kes saçmalamayı zindandan çıktın diye rahat yaşayacağını mı zannettin?" "Gecenin bu saatinde ne yapmamı bekliyorsun Alfa bey" "Andrew" "Ne? "Bir şeyi tek seferde anlayamıyor musun ismim Andrew" "Memnun oldum bende Eva" Andrew'in tek kaşı havalandı "Memnun olmadım" "İyi bırak beni o zaman ablamı alıp gideyim" "Seni bir gün yollayacağım ama aklında kalbinde burada kalacak bedenen gideceksin ama kalbini burada bırakacaksın" "Kusura bakma kalbim olmadan yaşayamam onu da sana bırakmaya hiç niyetim yok" Andrew ayağa kalkıp yanıma geldi Kokusu burnuma dolunca derin nefes almamak için kendimi zor tuttum Elini saçıma atıp boynumu açtı ve yaklaşmaya başladı tenime yakın bir yerde durup nefesini boynuma üfledi bir süre bekledi Nefesi boynumu gıdıklayıp geçerken gözlerim kapanmamak için mücadele etti Bir anda elini saçımdan çekip boynumdan uzaklaştı Tekrar kalktığı yere oturdu benim kalp atışlarım çok hızlıydı umarım sesini duymuyordu "Bunu zamanla göreceğiz" Sesimi bulup "Görelim" "Şimdi çekilebilirsin" "Beni bunun için mi kaldırdın" "Evet ne bekliyordun" "İyi geceler öpücüğü" Andrew beni tekrar süzüp "Bu tiple seni öpeceğimi düşünmedin herhalde" "Kusura bakma elimizde bu var" "Kes sesini ve odana dön" "Tamam" dil çıkarmamak için kendimi zor tuttum "Emredersin alfa diyeceksin" Başımı umursamazca sallayıp odama döndüm Akşam üzeri uyuduğum için sabaha doğru zor uyudum Tam uykunun en güzel yerinde kapı tekrar açıldı ve ben yine sıçradım O kadar hapis tutuldum ki artık ses duyunca korkuyordum Ya sabır diyerek oturur pozisyona geldim Gözlerimi açıp biraz ovuşturdum ve kapıda dikilip bana bakan hanzoya baktım "Kalk" Ayaklarımı yataktan sarkıtıp esnedim Andrew arkasını dönüp gidince bende peşinden yürüdüm oturma odasına geçip koltuğa oturdu "Evi her gün temizleyeceksin üç günde bir güzel kokuyla geri kalan günler saf suyla sileceksin kirden tozdan kesinlikle hoşlanmam" Ağzım açık sabahın köründe konuştuğumuz konuya baktım Gerçi adamın benle aşk meşk konuşacak hali yoktu elbette emir verecekti "Olur" Ayağa kalkıp evden çıkıp gitti Ne yani beni sabahın köründe bunları söylemek için mi kaldırmıştı *** Mutfağa girip buzdolabını açtım içinde bir tam ekmek ve su vardı anlaşılan ekmek su ile beslenmeye devam edecektim koskoca kurt adamın düştüğü hallere bak Ekmekten bir büyük dilim kesip yedim suyumu içince mutfaktan çıktım Banyoya girip temizlik malzemelerini aldım Oturma odasından başlayıp tüm evi temizledim andrew'in odası hariç Ev büyük değildi bir üstte yatak odası vardı oraya izinsiz giremezdim çünkü orası andrew'in odasıydı o yüzden merdivenler ve alttaki iki odayı temizledim Andrew'in odasını o izin verince temizleyecektim Temizlik bitince pencereyi açıp temiz havayı içime çektim mis gibiydi akşama kadar aralıklarla pencereden temiz hava aldım dışarı çıkmak için izin almamıştım yoksa bahçeye çıkmayı çok isterdim Akşamdan sonra ekmeğimden bir parça daha yedim saatlerce bekledim ama Andrew gelmedi Daha fazla gözlerimi açık tutamadığım için koltukta içim geçmiş Dış kapının sesiyle uyandım insan tedirgin yatınca her sese uyanıyordu Hemen ayağa kalkıp ellerimi yanlarımdan sarkıttım Andrew oturma odasına gelip tam dibime kadar girdi önce andrew'in kokusu geldi burnuma ardından yabancı bir kadının kokusu... Bunun aslında canımı yakmaması gerekiyordu ama kalbimin en derinin de bir acı hissettim Eş bağı yüzünden bunun benim canımı yakacağını biliyordu sırf bu yüzden dibime kadar girip hayatımda bir kadın var sen kimsin der gibi bana sokuluyordu Bir kaç adım geriye gittim "Bir isteğin var mı alfa?" Yüzüme bakma gereği duymadan "Yok" dedi Bende arkamı dönüp odama girdim ve kendimi yatağa bıraktım Lanet olası gözlerim ne ara dolmuş akmaya hazır hale gelmişti Hayatımda hiç bir erkek olmamıştı bana bir tek kafayı takan Owen olmuştu Onu sürekli reddettiğim için beni istiyordu Eğer istediğini alsaydı oda beni görmezden gelecekti Ah kurdum nerdesin eğer sen olsaydın hem arkadaşım olur hemde beni korurdun Eğer ablam olmasaydı canımı düşünmez yine kaçardım kurdum olmasa bile kimse beni tutamazdı ama ablamı seviyordum işte Ne kadar gözyaşı döktüğümü bilmiyorum ama yorgunluktan uyuya kalmışım Sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp doğruldum odamdan çıkıp banyoya geçtim elimi yüzümü yıkayıp oturma odasına girdim Bir saat sonra merdivenden ayak sesleri duydum dönüp o tarafa bakmadım Gelmişti ruh eşsiz mahlukat Bana bir şey söylemeden evden çıkıp gitti En azından yüzünü görmeyip sesini duymamıştım buda bir şeydi Misafir odası olarak düşündüğüm odaya girdim Boy aynasının karşısına geçip hiç acele etmeden kendimi süzdüm biraz zayıf olsamda güzel bir kızdım yada değil miydim... Uzun dalgalı saçlarımı çok seviyordum nerdeyse popoma değiyorlardı Kehribar rengi gözlerim çok bulunan bir renk değildi en azından ben etrafımda hiç görmemiştim benim neyimi beğenmiyordu pislik Tamam benim babam onun canını yakmıştı ama bunda benim suçum neydi bende kendimi bildim bileli babam tarafından şiddete uğruyor çeşitli işkencelere maruz kalıyordum Ne olur bu gece eve sinirli gelmesin diye kaç gece dua ederek uyudum Düşünmenin kimseye bir faydası olmadığını düşünüp banyodan temizlik malzemelerini çıkardım ve merdivenden aşağıya doğru her yeri temiz su ile sildim Akşama doğru karnımın acıktığını hissettim ve dolabı açtım içinde dünden kalan ekmeğimin yarısı duruyordu birazını kesip şişede ki suyu aldım ve sandalyeye oturup açlığımı bastıracak kadar yedim Suyumu alıp oturma odasına geçtim birazını içip gerisini küçük bir masaya koydum susadıkça içtim Yine gece yarısı olmuştu ve yine Andrew yoktu Ayağa kalkıp bir sağa bir sola turladım Bir kaç saat sonra dış kapı açıldı ve Andrew içeri girdi Oturma odasına gelince yüzüne hiç bakmadım Yine yanıma yaklaşıp başka bir kadınla olduğunu belli etti Gözüme hücum etmeye çalışan gözyaşlarını geriye itip boğazımı temizledim "Bir şeye ihtiyacın var mı Alfa?" "Hayır yok" Yok demesiyle kendimi odama attım elimle yüzümü yelleyip ağlamamak için kendime telkinlerde bulundum Ve sonuç akmaması gereken gözyaşları yine akıyordu
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE