4. Bölüm

968 Kelimeler
Eva'ya attığım tokat kalbimde yankılandı ve gerçekten acıttı... ama kesinlikle hak etmişti onun babası benim annemi, babamı, doğmamış kardeşimi ve sürümü yok etmişti bide bana orospu çocuğu diyordu onu öldürmediysem eş bağı yüzündendi Ona attığım tokatın karşılığı olarak bana vurmasına izin verdim ben daha önce hiç bir kadına vurmamıştım Eva ilkti Ağzı çok bozuktu şımarık bir kız çocuğu gibiydi Eva ile ne yapacağımı bilmiyordum onu reddetmem gerektiğini biliyordum ama buna kurdum razı gelecek miydi bilmiyorum kafam o kadar karışıktı ki Üstü başı kir pas içinde bir pantolon bir tişört giyiyordu fazlasıyla zayıftı neden böyle olduğunu anlamıyordum ablası gayet bakımlı güzel bir kız iken Eva tam tersiydi Bana yaptığı küfürleri babasına yaptıysa demek ki o yüzden ona iyi bakmamışlardı belki de evlatlıktan ret etmişlerdi Eva hakkında hiç birşey bilmiyordum Ama umrumda da değildi ne yapacağıma karar verip ona göre bir yol çizmek zorundaydım 1 hafta sonra Eva 1 haftadır kuru ekmek ve su dışında bir şey yemiyordum diğer hapis hayatımda ki tek değişiklik hücreden çıkıp zindana kapatılmamdı Şimdi hakkını yemeyeyim burası daha havadar ve ışık alan bir yerdi Artı olarak Owen denen piç kurusu yoktu Ben eşimi bulup hayatımı düzene sokacağım derken eşimin beni yok sayması beni fahişe olarak bile istememesi... Yüksek sesle bir kahkaha attım Ayağa kalkıp duvara bir yumruk salladım elimin duvara çarpmasının etkisiyle elimin üstü kan revan oldu Yüksek sesle bağırarak "Dünyaya gelmeme vesile olana da hayatı bana zindan eden tüm tanıdıklarıma da lanet olsun hepinizden nefret ediyorum her birinizden, geberipte kurtulsam belki diğer dünya bu dünyadan güzeldir belki eziyeti daha azdır" Deli gibi çığlık atıyor göt kadar zindanın içinde bir o yana bir bu yana yürüyordum "Lütfen kendini bırakma Eva sen güçlü bir kızsın seni seviyorum her zaman senin yanında olacağım söz veriyorum lütfen kendine zarar verme" Ablamın bağırarak verdiği cevap yüzünden hıçkırıklarım çoğaldı artık bedenimi ayakta tutamayıp yere yığıldım Tekrar bağırarak "Dayanamıyorum abla artık dayanamıyorum ölmek istiyorum" "Lütfen beni üzme Eva sakin ol" Bir süre daha ağlayıp sustum her zaman düşünürdüm ailemin bana verdiği hasardan sonra kimse beni yıkamazdı Ama yine olmuştu yine yıkılmıştım yine kalbimin bir yerlerinde acıyan yerler vardı Bu kalp denen şey kimde iyi bir şeyler yapıyordu bilmiyorum ama bana hiç iyi gelmiyordu onu söküp atasım geliyordu "İyiyim abla sen üzülme lütfen" diye bağırarak ablamı üzmeyi bıraktım Ufak pencereden gördüğüm kadarıyla gündüz vaktiydi Pencere o kadar uzaktı ki hücrede ışık olsa asla görünmezdi Hapishanenin dış kapısının sesi duyuldu Yine hangi piç gelmişti kim bilir yemek saati olmadığına emindim çünkü yeni vermişlerdi Adım sesleri yaklaşıp zindanın önünde durdu Gelen kişiye bakmadım çünkü yaklaştıkça kokusu burnuma doldu "Ayağa kalk" Onun geldiğini biliyordum sesinden önce kokusu gelmişti "Gel de kaldır" "Beni sinirlendirme Eva kalk bana bak" "Ne oldu alfa hazretleri sinirlenince değerli beynin mi yoruluyor" Pabucumun alfası kükreyerek "Anahtarı getirin" diye bağırdı Bir adam koşarak anahtarı getirdi Bir anahtar sesi duydum sonra alfa içeri girip beni kolumdan kavradı Gözlerimi gözlerine çevirip "Çok beğendiysen kolumu sana vereyim canın sıkıldıkça kavrayıp sıkarsın" Alfa'nın hırlama sesini duyunca irkildim resmen tüm hapishane titremişti Gözlerinde ki öfke benim bile boyumu aşıyordu Bende kendimi psikopat zannederdim meğer bu Alfa'nın öğrencisi bile olamazmışım Alfa sakinleşmek için derin nefesler almaya başladı sinir problemleri vardı sanırım Sinirlenmesine biraz sebebiyet vermiş olabilirdim ama hak etmişti Bende normal bir insan değildim yaşadığım şeyler kolay değildi artık ölüm bile beni korkutmuyordu eğer bana bir şey olursa kendisi de acı çekecekti bunu bildiği için kendini tutuyordu yoksa çoktan ölmüş olacaktım "Neden bağırıp çığlık atıyorsun?" Bağırıp çığlık attığımı ona hemen iletmişlerdi tabi "Öylesine" "Kilitli tutulmak seni çok mu üzdü ufaklık?" Bu adamın yüzünde hiç mimik oynamaz mıydı?" Onu gördüğümden beri kin nefret dışında bir his okumadım yüzünde "Evet biraz dışarı çıkmak istiyorum" "Sen benimle dalga mı geçiyorsun?" "Sordun söyledim" "O lanet baban yüzünden burdasın ve kolay kolay çıkacağını zannetmiyorum üzgünüm" "Meseleni git onunla hallet o zaman" Yüzünde kötü bir gülümseme oluştu hayret ilk defa dişlerini görüyordum "Merak etme meseleyi de onu da hallettim artık bir baban yok" Boğazıma bir yumru oturdu "Nasıl yani onu öldürdün mü?" Yüzünde ki gülümseme büyüdü O zaman tam anlamıyla öldüğüne emin oldum "Sence?" "Tanrı günahlarını affetsin o zaman" Alfa'nın kaşları çatıldı "Baban öldü diye üzülmedin mi?" "Üzülmedim hazır elin değmişken amcamı ve oğlunu da gebertebilirsin" Alfa artık nasıl şok olmuşsa bir süre sessiz kaldı "Siz nasıl insanlarsınız ailecek kafayı mı yediniz?" "Olabilir" "Bir daha senden şikayet duymayacağım ablan gibi uslu bir kız ol canını bana yaktırma" Kolumu elinden çekip "Emrin olur" diyebildim Şu an ne düşüneceğimi bilmiyordum babam herkese zarar veren aşağılık adamın tekiydi Bir gün birinin onu öldüreceğine emindim hatta bunun için çok dua ettim ama yine de ölümü bana tuhaf hissettirmişti annemi de defalarca kez aldatmış ve sürekli dövmüştü Annem tüm sinirini benden çıkarır babamı terk etmezdi Babamı hiç sevmezdim oda beni sevmediğini defalarca dile getirmişti bazen onların kızı olmadığım dan şüpheleniyordum Babamın ablama da iyi davrandığı söylenemezdi ama annem onu sevip korurdu yani ailenin dışında kalan her zaman ben olmuştum Acaba bu Alfa bozuntusuna ne yapmıştı ki adam beni görünce şeytan görmüş gibi oluyordu Düşünceleri mi toplayıp tekrar alfa'ya baktım tüm dikkatiyle bana bakıyordu "Babam sana ne yaptı yani onu neden öldürdün?" "Gerçekten bilmiyor musun?" "Bilmiyorum" "Ailemin sürümün kanı senin babanın ellerindeydi onu öldürmek için tam 17 yıl bekledim nihayet onu bulup geberttim" "Benden o yüzden nefret ediyorsun yani" "Evet" Çok iyi babamın bana zararı hiç bitmiyor tüm hayatımı etkiliyordu ruh eşim bile onun yüzünden benden nefret ediyordu "Benim ne suçum var?" "Onun kızı olmak yeterince büyük bir suç değil mi?" "Ama... "Ama falan yok sessizce otur huzursuzluk çıkarma seninle ilgili bir daha şikayet alırsam fena olur sana ne yapacağıma henüz karar vermedim ben karar verene kadar uslu durmanı öneriyorum" Ne diyeceğimi bilemediğim için cevap vermedim benimle ilgili şeylere her zaman başkaları karar veriyordu zaten Alfa çıkıp gidince düşüncelere boğuldum yaşadığım her şey gözümün önünden film şeridi gibi geçti sahi ben bunları hak edecek kadar nasıl bir günah işlemiş olabilirdim
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE