1 hafta sonra Elena'dan
Sürüler arası yüksek kurulundan bana mektup gelmesine şaşırdım.
Açıp okuyunca şaşkınlığım büyüdü. Eski sürüme liderlik yapmam için çağrılıyordum.
Jasper ile tanıştıktan sonra her günü birlikte geçiriyorduk. İkimizde hayatlarımızı olduğu gibi birbirimize anlatmıştık. Jasper çok şımarık ve haylaz bir çocukmuş. Hiç bir zaman sorumluluk almamış. Tüm sorumluluk abisinin sırtına binmiş
Jasper mektubu okuyunca kararı bana bıraktı ve özgür olduğu için benimle her yere gelebileceğini söyledi.
Eva Andrew'in sürüsünde olduğu için mahkeme orda yapılacaktı.
Ve ikimizin kararı ile sürüye yeni lider seçilecekti.
Amcam alfa olmak için çok direnmiş olmalıydı ama kurt kanunlarına takılmıştı anlaşılan.
Amcam da en az babam kadar kötüydü. Belki daha da kötü o yüzden sürüyü onlara bırakamazdım.
Şu an Jasper ile Eva'nın yanına gidiyorduk.
Yol araba ile 12 saat sürmüştü
Sürünün önüne gelince aracı park ettik ve Alfa'nın evine doğru yürümeye başladık.
Eva kapıda durmuş bize bakıyordu.
Koşarak bana doğru gelmeye başladı. Bende koşarak yarı yolda onu karşıladım ve sıkıca sarıldım.
Kardeşime kavuşmak gözlerimin dolmasına sebep olmuştu.
Eva'yı kendimden ayırıp yüzüne baktım iyi görünüyordu biraz kilo almıştı.
Teninin rengi daha da canlanmış yüzüne renk gelmişti.
"Nasılsın güzelim?"
Eva dolu gözlerle bana bakıp
"İyiyim abla sen nasılsın?"
"Bende iyiyim canım"
Eva'nın gözleri arkamda bir yere takılınca Jasper in kim olduğunu merak ettiğini anladım arkamı dönüp
"Yanıma gelir misin Jasper seni tanıştırmak istediğim biri var"
Jasper yanıma gelip elini belime attı Jasper biraz yılışık bir adamdı ama şikayetim yoktu.
Eva'nın gözleri Jasper'in eline kaydı ve kaşları şaşkınlıkla havalandı
"Ben ruh eşimi buldum Eva Jasper benim eşim, Jasper bu kız kardeşim Eva"
Eva'nın gözleri daha da doldu ve ağlamaya başladı sevinçten mi yoksa üzüntüden mi ağladığını anlayamadım
"Neden ağlıyorsun canım sevinmedin mi?"
"Çok sevindim hep mutlu olursunuz inşallah memnun oldum Jasper"
"Bende memnun oldum Eva"
Eva'ya "nasılsın iyi misin" diye sordum
"İyiyim abla sadece seni çok merak ettim seni mutlu gördüm ya ölsem de gam yemem"
"Ölüm kelimesini ağzına alma"
"Hoşgeldiniz"
Sesin geldiği yöne bakınca Andrew'i gördüm
İsmini Jasper'in sürüsünde öğrenmiştim.
Bize doğru yürüyüp Eva'nın yanına geçti.
"Hoşbulduk Alfa"
Jasper'e Andrew ile ilgili gerçeği henüz anlatmamıştım o yüzden güler yüzle cevap vermişti.
"Uzun yoldan geldiniz sizin için misafirhaneyi hazırlattım sizi oraya götüreyim dinlenin akşam yemeğinde görüşürüz"
Bide çok düşünceliymiş gibi bize misafirhaneyi hazırlatmış pislik.
Ben sinirle Andrew'e baksam da o sadece Jasper'e bakıyordu. Bende onun yüzünü görmek istemiyordum ama kardeşim burda olduğu için mecburdum.
Jasper ve Andrew önden yürümeye başlayınca bende Eva'ya sarıldım. Onu çok özlemiştim o benim hayatta ki en değerli varlıklarımdan biriydi şimdi birde Jasper vardı.
Elimi omuzuna atıp onu göğsüme yasladım.
Eva benden daha ufak tefek olduğu için onu rahatlıkla hareket ettiriyordum.
Misafirhaneye gidene kadar Eva'yı öpe öpe gülme krizine soktum.
Andrew arada dönüp ters ters bize baksa da umursamadım. Gebersin pislik.
Canı cehennemeydi pisliğin
Misafirhanenin önüne gelince Eva'dan ayrılıp
Jasper ile içeri girdik. Kapıyı kapatırken son kez Eva'ya bakıp kapıyı kapattım şu an gerçekten mutlu görünüyordu.
Bende Eva'mı gördüğüm için çok mutluydum. Onu Andrew'in elinden kurtarmak için tüm gücümü kullanacaktım.
Gerekirse sürünün başına geçecektim.
***
"Sakın yanlış bir hayale kapılma Eva burda benimle kalacaksın ablana bizimle ilgili bir şey söylersen bedelini herkese ödetirim kaybedecek bir şeyim olmadığını iyi biliyorsun"
"Biliyorum senin kaybedecek bir şeyin yok. Çünkü kimse senin gibi insanları en yakınlarının canı ile tehdit etmiyor"
"Keşke tehditle kalsaydı. Gözümün önünde annem babam öldü benim. Dönüp cenazelerini bile alamadım. Sürümün geri kalanı ne oldu bilmiyorum, yada yaşayan var mı ondan bile haberim yok. Bir piç yüzünden bir sürü yerle bir oldu ama önüme gelen herkes benim kötü biri olduğumu söylüyor ne kadar kolay değil mi söylerken?"
Bir an için afalladım bana kızdığı için olsada benimle derdini paylaşmıştı.
"Ben bana yaptıklarından yola çıkarak kötü olduğunu söylüyorum. Babamın hatalarını ablamla bana mal edemezsin buna hakkın yok"
"Seninle ilgili her şeye hakkım var. İstesen de istemesen de benimsin"
"Ben senin falan değilim. Beni eş olarak hiç bir zaman kabul etmedin"
"Bazı şeylerin benim için zor olduğunu anlamıyorsun"
"Kadınlarla yatarken hiç zorlanmıyordun"
"Eş bağı hakkında en ufak bir fikrin bile yok değil mi Eva?"
"Ne demek istiyorsun?"
"Bir şey yok akşam ki yemek için hazırlan ve konuşurken sözlerine dikkat et"
Eş bağı hakkında neyi bilmem gerekiyordu ki? Bu adam ne saçmalıyordu?
Ablam'a sorsam o bilir miydi acaba?
"Tamam"
Andrew gidince düşüncelere boğuldum. Adamın ne dediği belli değildi.
Hem beni istemiyordu, hemde işaretlemişti.
Şimdi de eş bağı hakkında yorum yapıyordu.
Sanki eş bağına önem veriyordu pislik.
Akşama doğru duş alıp koyu yeşil renk elbise giydim. Bütün elbiselerim uzun ve kapalıydı.
Andrew bey böyle uygun görmüştü.
Andrew gelip oturma odasına oturdu. Beni beklediğini bildiğim için hemen aşağıya indim. Ablamla her saniye önemliydi benim için.
Andrew benim geldiğimi anlayınca bana bakıp üstten aşağıya süzdü ve ayağa kalktı.
Hiç bir şey söylemeden önden yürümeye başladı.
Bende bir kaç adım mesafe koyarak yürümeye başladım.
Misafirhanenin önüne gelince durduk Andrew kapıyı açınca birlikte içeriye girdik.
Misafirler için özel olan yemek salonuna ilerleyip özenle hazırlanmış masaya oturduk.
Bir süre sonra ablam ve eşi geldi.
Hemen ayağa kalktım ablam yaklaşınca yanına gidip ona sarıldım. Ablam benden ayrılıp onun yanına oturmaya zorladı.
Gözlerimi çevirip Andrew'e baktım gözlerini bir kez açıp kapattı. Bu oturabilirsin demekti.
Ablamın yanına oturunca elimi tuttu. Sanki zor durumda olduğumu bilip bana destek oluyordu.
Yemek sakinlikle geçmişti ben sadece yemeğimi yiyip ablamla zaman geçirmek istiyordum. Eşi yanında olduğu için ilgisini ikimize bölüyordu.
Biraz daha ablama yanaşırsam jasper bizi sevgili sanıp ablamı terk edecekti. Benim yüzümden eşinden olacaktı.
Yemek bitince oturma salonuna geçtik
Jasper ve Andrew iyi kaynaşmış görünüyordu.
Ablam yanıma yaklaşıp dışarıya çıkmayı teklif etti.
Ablam ayağa kalkınca bende kalktım.
"Biz kız kıza az yanlız kalmak istiyoruz"
Andrew dönüp bana baktı
"Balkona çıkabilirsiniz hemen şurada"
Ablam daha fazlasına izin vermeyeceğini anlayıp gösterdiği yere doğru beni sürüklemeye başladı.
Gitmeden eşine göz kırpmayı ihmal etmedi.
İkisi çok güzel bir çift olmuştu.
Balkona çıkınca karşı karşıya geldik iki elimi elinin içine alıp
"Sürünün başına geçersem seni bu pislikten kurtaracağım Eva"
"Ben ondan kurtulamam abla"
Ablamın tek kaşı havalandı
"Neden ondan mı korkuyorsun?"
Elimi ablamın elinden çekip boynumu açtım. Ablam işareti görünce kaşları çatıldı.
"Sana tecavüz mü etti?"
Gözlerim dolmaya başladı.
"Hayır ama o benim ruh eşim"
Ablamın şaşkınlıktan ağzı açık kaldı