LEYLA Alp ve Elzem yanımıza geldiklerinde bakışlarım ikisinin üzerinde dolaştı. Elzem geleli neredeyse yirmi dakika olmuştu. Fark etmediğimizi sanmaları ne tatlıydı. “Hoş geldin,” dedim Elzem'e gülümseyerek. “İnatçı keçiyi ikna ettin demek.” Gülerek başını salladı. Herkesle selamlaşıp masaya oturdular. Alp'in yatıp kalkıp bana dua etmesi, adıma adaklar adaması, beni bir numaralı yengesi ilan etmesi gerekiyordu. “Şimdi nasıl bir kutlama yapıyoruz peki? Heyecan yaptım. İlk kez bir kutlama yapacağım,” dedim ellerimi çırparak. “Şu kutlama, tatil işi falan aradan çıksın da,” dedi Pars gözlerini üstüme çevirerek. “Düğünümüzü yapalım. Seni şöyle telli duvaklı bir gelin olarak göreyim artık.” “Beni mi?” dedim kendimi işaret ederken. Kifayetsiz kalan kelimeler, cümbür cemaat silinmişti haf

