Rojda, o gün üniversitenin kantininde oturuyordu. Baran kantine girince, “Yok artık, bu kadar da olmaz!” diye söylendi. Rojda, Baran’ı gördü ama görmezden geldi. Baran da inadına yanına gitti: — Merhaba, tanıdın mı beni? Rojda yalan söyledi: — Hayır, tanımadım. Baran ısrar etti: — Emin misin? Geçen gün konuşmuştuk. Rojda soğuk bir ifadeyle cevap verdi: — Ben sizi tanımıyorum. Baran: — Ama ben sizi tanıyorum. Midyatlıydınız. Nişanlınız vardı. Nişanlınızı görmeye mi geldiniz? Rojda: — Size ne? Baran: — Neyse, ben karıştırdım herhalde. Kusura bakmayın. Tam o sırada Zinar kantine girdi. Baran, Zinar’ın onu göremeyeceği bir yere geçti. Masalar birbirine yakındı ama arada bir paravan vardı. Baran, onları göremiyordu ama duyabiliyordu. Zinar, Rojda’ya yaklaştı: — Senin ne işin var

