FİRUZE GÖKMEN İkimizde dağılmıştık dakikalar içinde. Nerede ve nasıl olduğumuzu unutacak kadar birbirimize karışmayı göze almıştık. Koyu kahve hazdan kısılan gözlerini gözlerime dikti. Dağılmış kendimden geçmiş halime dudaklarını ısırarak baktı. Yüzüme yaklaşarak burnunu burnuma sertçe sürttü. Ardından burnumun ucunu öperek konuştu. "Kendini şuan benim gözümden görebilmeni çok isterdim." Dudaklarımın üzerine çarpan ılık nefesi aklımı bulandırıyordu. Bu soğuk hava da beni terletmeyi başarmıştı saniyeler içinde. Titrek bir nefes aldım. Kendime gelmem lazımdı. Her an biri gelebilirdi. En son istediğim şey bizi basmalarıydı. Alt dudağımı dişlerimin arasına alarak ısırdım. Fakat bu hareketimle kararan bakışları ısırdığım dudağıma düştü. Diliyle ıslattığı dudaklarını birbirine bastırara

