SİDRA Alper’le konuştuktan sonra bizim yatağımızda uyuyan Ateş’i beşiğine dikkatlice yatırdım. O sırada aklıma Faruk babanın kalp krizi geçirdiği dönemler geldi ve o zamanlar Alper’le yaptığımız konuşmaları gözden geçirdim. Ailesinden biri hastalandığında ya da kötü bir şey olduğunda Alper'in tepkilerini, üzgün olduğu o anlarda nasıl konuştuğunu anımsadım. Alper’in geçirdiği hastalık dönemlerini tek tek düşündüm. Düşündükçe yaptığım karşılaştırmaların sonucunda bir tuhaflık olduğuna kanaat getirdim. Üzülmeyeyim diye yine benden bir şey saklıyor olmalıydı. Telefonda konuşurken babası için “İyi değil” diyerek yüzeysel bir şekilde geçiştirmişti beni. Bana daha fazla detay vermemişti. Tüm bu düşünceler zihnimde dönerken, bir yandan da Alper’in benden saklamış olduğu şeyin ne olabileceğini düş

