SİDRA Sabaha kadar Ateş beni de Alper’i de uyutmamıştı. Bütün gece ağladığından ikimizde uykusuz kalmıştık. Sabah yedide ancak uyuyabilmişti. Alper işe gitmek için hazırlanırken beşiğinde uyuyan oğlumuza baktım. “Şuna bak ya, sabaha kadar ne bizi uyuttu ne kendisi uyudu. Şimdide mışıl mışıl uyuyor” dedim. Alper arkamdan gelip belime sarıldı. Çenesini omzumun üzerine yerleştirerek benimle birlikte Ateşi izledi. “Hadi o uyumuşken fırsat bu fırsat sen de uyu, dinlen.” dedi. Kollarının arasında yönümü kocama dönüp yanağını öptüm. “Bu halde nasıl çalışacaksın.” Dedim. “Sende uyumadın ki” Gülümsedi. Onu merak etmememi söyledi. “Sabah iş tempom yoğun biraz. Öğle saatleri boş, ofisimde uyurum biraz. Sen beni boş ver ben idare ederim” Alper uyumamı söylese de onu dinlemedim. “Seni göndereyim

