ALPER Sidra ve diğerlerine iyi olduğumu söylesemde omzumun sızısı hala devam ediyordu. Bu ağrı yüzünden gece boyunca doğru düzgün uyuyamamıştım. Saat sekizde gözlerimi açtığımda, Sidra ve Ateş’in odada olmadığını fark ettim. Yataktan kalkıp kolumu dikkatlice askıya yerleştirdim, ardından odadan çıkıp bebeğimizin odasına yöneldim. Ancak orası da boştu. Alt kata indim ve mutfaktan gelen hafif sesler kulağıma çalındı. Kapıya doğru yaklaşıp köşeyi döndüğümde Sidra’yı gördüm. Mutfak tezgahın başında bir şeyler hazırlıyordu. Ateş ise masanın üzerinde duran pusetinde mışıl mışıl uyuyordu. Sessizce arkasına yaklaşıp, sağlam kolumla beline sarıldım. Başımı boynuna yaklaştırıp derin bir nefes aldım, onun sıcaklığını hissederek boynunu öptüm. “Günaydın evimin kadını” dedim. Gülümseyerek karşılık

