Koruma ekibi, Rey’i bir odaya taşır ve hemen tıbbi müdahale başlatır. Rey’in omzu kanlar içinde kalmış, acı içinde kıvranmaktadır. Koruma ekipleri yarayı temizlemeye ve sargı beziyle sarmaya başlar.
Rey’in omzundaki yarayı temizlemeye çalışan doktor, kanama kontrol altına alınmaya çalışılırken, etraftaki kaosun etkileri gözle görülür.
,,Yarayı temizleyeceğim, ama kan kaybını kontrol altında tutmalıyız. Bu ciddi bir durum, hemen müdahale etmeliyiz."
O sırada, bahçedeki saldırganların cesetleri ve kan izleri, Rey’in yaşadığı sıkıntıyı ve ortamın ne kadar tehlikeli olduğunu vurgular. İnfaz edilmiş saldırganların kimliği ve neden saldırdığı hakkında bilgi edinmek giderek zorlaşır.
Bay Rey, tedavi edilirken acı içinde kalır. Bu anlarda, Lena’nın güvenliğini sağlamak için Rey’in bir an önce iyileşmesi gerektiği düşüncesi aklındadır. Lena’nın kilitli odasında olması, Rey’in endişesini daha da artırır.
Lena, odasında geçirdiği zaman boyunca, dışarıdaki karmaşayı ve Bay Rey’in durumunu merak eder. İçeride bir süre daha yalnız kaldıktan sonra, Rey’in korumaları odaya döner ve Lena’ya bilgilendirme yaparlar.
,,Lena Hanım, Bay Rey ağır yaralandı ve şu anda tedavi altında. Şu an güvenli bir yerdesiniz, lütfen sakin olun ve burada kalın."
Lena, korumanın söylediklerini duyduğunda, büyük bir endişe ve üzüntü içinde kalır. Rey’in durumunun ne kadar ciddi olduğunu düşünerek, içsel bir savaş yaşar.
Bay Rey, birkaç gün süren tedavinin ardından iyileşmeye başlamıştır. Yatakta uzanırken, korumalara Lena’yı odadan çıkarıp yanına getirmelerini emreder. Lena, odanın kapısından içeri girer ve Bay Rey’i görünce koşarak yanına sarılır.
,,Neden beni yalnız bıraktın? Neden? Senin için ne kadar endişelendim, haberin var mı?"
Bay Rey, Lena’nın duygusal tepkisine yanıt vermek üzere gözlerini sıkar. Maskesinin altından gözleri dolacak şekilde duygulanır.
,,Ben iyiyim, Lena. Lütfen üzülme."
Lena, Bay Rey’in kolundaki hafif kan izini görünce daha da çok ağlamaya başlar. İçindeki korku ve endişe iyice belirginleşir.
,,Seni aptal! Nasıl beni böyle habersiz ve yalnız bırakırsın? Seni ne kadar sev...""
Lena, cümlesini tamamlamadan aniden durur. İçindeki karmaşık düşünceler ve duygular yüzünden ne söyleyeceğini bilemez hale gelir. Kafasında bir soru belirir: “Bu adamı gerçekten mi seviyorum, yoksa sadece zor durumda olduğum için mi böyle hissediyorum?”
Bay Rey, Lena’nın duygusal ve karmaşık bir durumda olduğunu fark eder. Lena’nın duygularının derinleştiğini ve ona karşı hislerinin yoğunlaştığını anlamaya başlar. Bu düşünce, Bay Rey’i memnun eder.
,,Lena, lütfen kendini böyle kötü hissetme. Bu durumun seni bu kadar etkilemesi beni üzüyor. "
Lena, Bay Rey’in sözleriyle içsel bir karmaşaya daha kapılır. Bay Rey’in ona karşı olan hislerinin derinleşmesini ve bu durumu nasıl yönetmesi gerektiğini düşünür. İçsel çatışması, bu ilişkinin gelecekte nasıl şekilleneceğine dair belirsizliklerle doludur.
Bay Rey, Lena’nın içsel duygusal çatışmasını fark eder ve onu rahatlatmaya çalışırken, içsel olarak Lena’nın kendisine bağlanmış olmasından dolayı bir avantaj elde ettiğini düşünür. Bu bağlamda, Lena’yı yanında tutarak onun kendisine daha da bağlanmasını sağlamak ister.
,,Bu süreçte senin yanında olacağım, Lena. Sana her zaman destek olacağım. Her şeyin iyi olacağına inanıyorum."
Lena, Bay Rey’in sözleriyle biraz olsun rahatlamış gibi görünür, ancak duygusal karmaşası ve içsel savaşları hala devam eder. İki karakter arasında gelişen bu karmaşık duygu durumu, gelecekteki ilişkilerini etkileyecek önemli bir dönüm noktasıdır.
Lena, Bay Rey’in odasında endişeli bir şekilde otururken, koruma odanın kapısını çalarak içeri girer.
,,Efendim, dinlenmeniz gerektiğini söylemiştim. Lena Hanım, lütfen odanıza dönün. Bay Rey’in iyileşmesi için dinlenmeye ihtiyacı var."
Bay Rey, korumanın uyarısına başını sallayarak onay verir. Lena, gözleri hala yaşlı ve endişeli bir şekilde Bay Rey’e bakar.
,,Lena, seni dinlenirken görmek zorundayım. Lütfen şimdi odana git ve kendini rahatlat. Her şeyin yoluna gireceğinden eminim."
,,Tamam, Bay Rey. Ama eğer bir şeye ihtiyacınız olursa, lütfen bana haber verin.""
Lena, Bay Rey’in odasından çıkarken, koruma kapıyı aralar ve Lena’nın güvenli bir şekilde odasına dönmesini sağlar. Lena, korumanın rehberliğinde kendi odasına doğru yürür.
Lena odasına geri döner. İçeri girerken kapıyı kapatır ve derin bir nefes alarak yavaşça odanın ortasına ilerler. İçindeki karmaşık duygular ve endişeler, odanın sessizliğinde daha da belirgin hale gelir.
Lena, yatakta oturur ve düşüncelere dalar. Bay Rey’in durumunu ve kendisine olan duygularını analiz etmeye çalışır. İçsel bir savaş yaşar; bir yandan Bay Rey’e karşı hissettiği duyguların gerçekliğini sorgularken, diğer yandan onunla geçirdiği zamanın ve yaşadığı zorlukların etkisi altındadır.
,,Neler oluyor bana? Bay Rey’e karşı bu kadar mı duygusal bağlılık hissediyorum? Bu durumun beni bu kadar etkilemesi ne anlama geliyor?"
Gözleri yaşlarla dolu bir şekilde, Bay Rey’in tedavi sürecinin ve yaşananların sonuçlarını düşünürken kendini yalnız ve çaresiz hisseder. İçsel bir huzur bulmak için odada dolaşır.
Olayfan 1 hafta sonra...
Bay Rey'in özel misafirleri gelecektir ve Lena'nın odasında kalması gerekir ama..
Lena, kışkırtıcı bir elbise giymiş, yüksek topuklarıyla dikkat çekecek şekilde salona adım atar. Misafirler, Lena’nın beklenmedik varlığı karşısında şaşkınlıklarını gizleyemez. Bay Rey, Lena’nın bu cesur hamlesi karşısında öfke ve kıskançlıkla ona bakar ama yerinden kıpırdayamaz.
,,Beyler, konuşmanız çok uzadı, ve ben odamda Bay Rey’i özleyerek kendi başıma sıkılmaya başladım.""
Lena, misafirlerin şaşkın bakışları altında Bay Rey’in kucağına oturur. Bay Rey’in nefesi hızlanır, ama kendini kontrol eder. Lena, bir yandan Bay Rey’in yüzüne bakar, bir yandan da misafirlerin önünde ona daha fazla yakınlaşarak oyununu sürdürür.
,,Şimdi müsaadenizle, toplantıya Bay Rey ve ben özel olarak devam edeceğiz, değil mi tatlım?"
Lena, Bay Rey’in yanağına ufak ama tutkulu bir öpücük kondurur. Bu hareket, masadaki gerilimi zirveye taşır. Misafirler, bu sahneyi daha fazla sürdüremeyeceklerini anlayarak, aceleyle izin ister ve kalkıp evden çıkarlar.
Salon boşalır boşalmaz, Bay Rey’in maskesinin altındaki gözleri Lena’ya öfkeyle bakar. Lena ise hala kucağında oturmaktadır, ancak içinde bir tedirginlik vardır. Misafirler gittiği için, planının bir kısmı işe yaramış görünüyordur ama Bay Rey’in tepkisinden korkmaktadır.
,,Lena... Ne yapmaya çalışıyorsun? Misafirlerimin önünde beni bu duruma düşürmek mi istedin?"
Lena, Bay Rey’in gözlerine bakar ve içinde bir anlık korku dalgası hisseder, ancak kendini toparlar.
,,Sadece seni kendime hatırlatmak istedim. Senin bana ihtiyacın var, Rey. Misafirlerin değil."
Bay Rey, Lena’nın cesaretine hayran kalmakla birlikte öfkeden titremektedir. Onu daha fazla zorlamamaya karar verir ve Lena’yı yavaşça kucağından indirir.
,,Sen gerçekten cesursun, Lena. Ama unutma, bu oyunlar tehlikelidir. Ve ben asla kontrolü kaybetmem."
Lena, Bay Rey’in sözlerindeki uyarıyı fark eder ama geri adım atmaz. İçinde bir başarma hırsı vardır, ama aynı zamanda Rey’in bu sert tarafı onu ürkütmektedir.
,,Göreceğiz, Rey. Kim kontrolü kaybedecek, kim kazanacak..."
Bay Rey, Lena’nın bu meydan okuyucu tavrına karşılık, derin bir nefes alır ve sessizce onu izler. Lena, bu bakıştan daha fazla karşı koyamayacağını hissederek, hafif bir reverans yapar ve odasına dönmek üzere salondan çıkar. Bay Rey, arkasından ona bakarken, Lena’nın bu oyunlarının ne kadar ileri gidebileceğini düşünmeye başlar.
,,Nasıl bu şekilde adamların önüne çıkarsın, her tarafın açık!"