Hızlı adımlarla yürüyordu Buse, aklı yerinde değildi. Annesiyle görüşmüş ve Uygar'ın geldiğini öğrenmişti. Elinde telefonu, ekranda da 'Emir Oğuz' ismi vardı. Defalarca aramış ulaşamamıştı. Nefes nefese ve endişe doluydu. Kalbi deli gibi çarpıyor, suçlulukla yürüyordu. Bir sokağa girdi, gözleri bir kapıya çarptı. Adımlarını hızlandırıp hızla yaklaştı, yumruk yaptığı elini sertçe vurdu. "Emir Oğuz!!" Diye haykırdı, diğer elini zile bıraktı. "Aç! Emir Oğuz!" diye yineledi. Gözleri dolu dolu oldu, dakikalar önce öğrendiği gerçeklerin şaşkınlığıyla doluydu. Ellerini sertçe kapıya vururken gözleri yaşla doldu, yaptığı hata büyük bir hataya, geri dönülemeyecek şeylere sebebiyet verecekti. Bir an önce bulmalı, ona engel olmalıydı. ... Bir arabanın kaputuna eğilmişti Uygar, güne yoğun işle

