Ulaş hızla eline aldı, bakışları çevirdiğinde iki satır gördü. "Bu işi ben bitireceğim, sen artık Emir Oğuz olmayı hak ettin. Aferin oğlum." "Ne?" Dedi genç adam, gözlerini bir daha yazıya çevirdiğinde bakışları deli gibi büyüdü. "Uygar!!" Dedi endişeyle. Dayısı onu vurmaya gidiyordu, yarım kalan davayı tamamlayacaktı. Kağıdı elinde deli gibi sıktı genç adam, arkasını döndüğü gibi koşmaya başladı. Bir şey yapmalı, engel olmalıydı. Hem o bebeğe hem kardeşine hemde Nazlı'ya büyük bir borcu vardı, bir an önce koşmalıydı. Ayakları öylesine hızlı hareket ediyordu ki, genç adam ne önünden geçen insanları ne de ilerlediği yolu görüyordu. Gözleri dolu doluydu, geciktiği takdirde çok geç olacak, kardeşi toprağın altına girecek, bir bebek daha babasız büyüyecekti. Bir caddede durdu, koşarak ulaş

