Yağız' a sarıldığım günün üstünden iki gün geçmişti. Onu öyle özlemiştim ki kokusu bir kez ciğerlerime ulaşmışken çok daha fazlasını istiyordum. Sanki onun kokusu sarmıştı tüm vücudumu. Eve geldiğimde ona sarıldığım tişörtü üstümden hiç çıkarmamıştım. Onun gibi kokuyordum. Akşam yatmadan önce tişörtümü çıkarmış ve güzelce katlayarak çekmeceme koymuştum. Tişörtümü kirletmemek için giymeyecektim. Eğer tişört kirlenir ve yıkarsam Yağız' ın tişörtüme sindiği kokusu da giderdi. Bunu istememiş ve özenle saklamaya başlamıştım. İki gün içinde Yağız' ı görmeye gitmek için cesaret edememiştim. Ona sarılıp dokunmuşken sanki göz göze gelsek beni tanıyacak ve 'Sen O' sun' diyecek gibi hissediyordum. Beni tanıyacağını düşünüp bir türlü onu görmeye gitmemiştim. İki gündür ona mesaj da atmamıştım.

