AŞERMEK

1809 Kelimeler

Ateş Arabaya bindiğimizde içim hâlâ kaynıyordu. Direksiyonu sıkıca kavradım, gözlerim dikiz aynasına takıldı. Arkada Zelal sessizce dışarı bakıyordu ama yüzünden gerginliği okunuyordu. Elinde hâlâ hafif yanık izleri vardı. İçimi bir pişmanlık dalgası sardı ama şu an daha büyük bir mesele vardı: Okan! Arabada bizim sessizliğimizin aksine korumalarım gayet neşeliydi. Arka koltukta oturan Furkan, Tarık ve Hakkı, kendi aralarında konuşmaya başlamıştı bile. - Abi, bir şey soracağım da, dedi Furkan, hafif kısık bir sesle ama duyulacak şekilde. - Bu Okan denen çocuk niye hâlâ yaşıyor? dedi. Tarık kahkaha attı. - Aynısını diyecektim. Vallahi Ateş Abi’ye yakıştıramadım. Eskiden böyle şeylere hemen müdahale edilirdi. Hakkı başını salladı. - Oğlum, belki de bizim duymadığımız bir 'kaza'

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE