Zelal İçimde hissettiğim sancının bebeğimle bir ilgisi var mıydı, bilmiyordum. Ama o an için bunun önemi yoktu. Mideme oturan ağırlık, kalbime saplanan korku, kafamın içinde dönüp duran düşünceler… Bunların hepsi yetiyordu zaten. Saatler önce öğrendiğim şeyi ona hâlâ söylememiştim. İçimde büyüyen mucizenin kim olduğunu biliyordum. Ama Ateş bilmiyordu. Nedense hemen söylemek istememiştim. İçimde garip bir telaş, tuhaf bir heyecan vardı. Onun tepkisini görmek istiyordum. Ne yapacaktı? Ne söyleyecekti? Ellerini nasıl uzatacaktı bana, bebeğimize? Odasına süzüldüğümde, yatağının kenarında oturmuş, yüzünü ellerinin arasına almıştı. Ağır ağır soluk alıyordu. İçimde tuhaf bir his belirdi. Beni görünce başını kaldırdı. Kırmızı gözleri yorgundu ama o yorgunluğun altında başka bir şey sakla

