"Sorumsuzluğunun cezası büyük olacak asker." diye fısıldadım. "Emredersiniz komutanım." diye fısıldadı acı içinde. Başımı sağa sola salladım ve hızla yaralarını kontrol ettim. Tam zamanında gelmiştim. Büyük bir yarası yoktu. "Komutanım, getirilen asker kötü durumda onunla ilgilenin ben iyiyim." diye fısıldadı. Başımı sağa sola salladım. "Hasret!" diye bağırdım sinirle. Niran hızlı adımlarla yanıma gelip durdu. "Sen bunun hain olduğunu nasıl anlamadın!" diye bağırdım. Sesim mağarada yankılanırken dışarıdakilerin de duyduğunun farkındaydım. "Özür dilerim Ali." diye fısıldadım ve bıçakla açıldıpı belli olan yarasına elimi bastırdım. Acıyla bağırırken Niran'a döndüm. "Getirilen komutanla ilgilen, akşama gidebilsin." dedim ve bağırtısı inlemeye dönen Ali'ye baktım. "Sen biraz daha sık

