Artık annemin neden bana yalan söylediğini öğrenmiştim. Kendi kendime keşke bilmeseydim diyordum olan olaylar Melek teyze nin ölümü yada kafedeki çocuğun ölümü normal bir yaşantı için hiç kolay değildi ben katili bilmememe rağmen kendimi çok kötü hissediyordum onlar bunu biliyordu ama rahatlıkla geçiniyorlardı. Herşey para yüzündendi gene her şeyi oyuncak yapan bir hayat dahi olsa para böyle birşeydi işte bende parayı seviyordum ama sebebi önceden olmamasıydı bende ve asıl sorun ise nasıl tanıştıkları sevdikleri bir insanın öldüren kişiyle anlaşma yapabiliyorlardı. Memduh abi ve Dirok un annesi biliyordum ama olaya annem dahil olunca olayların seyri tamamen değişmişti. Kendi kendime Dirok un ailesini yargılıyordum ama işin içinde annem de varmış belki başka birileri de vardır diye düşünüyordum ama bu umurumda değildi . Eğer anneme yada başkasına benim bu olanları bildiğimi söylersem olaylar çok değişecektir ve paralarını kaybedeceklerdi maddi durumu ne kadar kötü olmasa da hem benim ailemin hemde Dirok un ailesinin o paraya ihtiyacı vardı bu ekonomi şartlarında hele ki. Onlara da hak verdiğim tek yön buydu yani eğer benim gibi düşünüyorlarsa yani sebebi çocuklarının geleceğiyse ama bu bile kolay birşey değildi bunun farkındaydım ama yapacak hicbirsey yoktu bu ülkede. Türkiye işte böyle bir ülke para için çocuklarının geleceği için birisinin ölümüne bile ses çıkarmamalısın. Bu olayları düşündükten sonra annemin anlatmaya çalıştığı hastalık neydi onu düşünüyordum benim bile kendimde bilmediğim hastalık neydi. Anlattıkları şeylerden birşeyler hatırlamamam gerektiği söylüyorlardı demek ki unutkanlık gibi birşey yada psikolojik şuan anladım o arkadaşı normalde arkadaşı değildi demek ki sırf beni muayene tarzı birşey yapmak için buraya gelmişti ve benle konuşmaya çalışıyordu ama neden söylemiyordu bana bu hastalığı öğrendiğimde daha kötü olabileceğimi söylemişti acaba tehlikeli birşey miydi öğrenmeme sebebim bu muydu. Acaba sırf bunun yüzünden mi parkta ki garsonun dediklerini hatırlamıyordum ya dedikleri şeyler doğruysa elimdeki şey kansa ve o bahsettiğim kişi Melek teyze se nasıl hatırlamam bunu düşün düşün düşün . Hayır aklıma gelmiyordu hiçbir şekilde gelmiyordu o gün Melek teyze nin öldüğünü haberini aldığım günü hatırlıyordum ama hatta Dirok ve Özlem le denk gelmiştim onlar bulmuştu hatta cesedi ya ben yaptıysam ben karşıtıysam o olaya imkansız öyle birşeyi hatırlardım hatırlardım dimi evet ya nasıl hatırlamayayım dun olan herşeyi adam gibi hatırlıyorum onu nasıl unutabilirim dimi. Peki o gün Dirok a bakan adam, o gün olan olaylar neydi kendi kafamda mı kurmuştum ben bunları yada sonrasında Melek teyze yi görmem kısa süre içerisinde bunlar hayal gücüyle ilgili değil miydi ben ne yaşıyorum neler oluyor hayatımda annem Dirok un ailesi Melek teyze nin ölümü yaşadığım şeyler neden neden başıma geliyordu bunlar anlamıyordum düşününce daha kötü oluyordum. Sabah uyandım annem ise gitmişti bugün okul yoktu evde durmadım evden biraz uzaklaşmam gerekiyordu. Kulaklığımı ve hırkamı alıp dışarı attım kendimi saat ikindi sıralarıydı diğer kasabaya giden bir arabaya bindim nereye gittiğinden haberim yoktu umurumda değildi sadece uzaklaşmak istiyordum buradan bu olaylardan otobüs uzun bir süre sonra son durağa geldi ilk defa geldiğim bir yerdi hava kararmaya başlamış ne yapacağımı bilmeden yürüyordum deniz kıyısına gitmek istedim orda daha iyi olurum diye aşağı doğru yürümeye başladım durmadan kulaklığımı takmadan sadece yürüyordum bir amacım bir düşünce olmadan düşünürsem daha kötü olacağımı biliyordum sonunda sahili görüyordum uzaktaydı ama görüyordum oraya gelsem temiz hava alsam iyi olurdu diye düşünüyordum. Hızlanmaya başladım daha hızlı yürümeye sanki oraya varsam bitecekmiş bu olaylar gibi hızlandım hızlandım koşmaya başladım terliyordum insanlar bana bakıyordu ne yapıyor bu çocuk diye umurumda değildi sadece sahile varmak istiyordum bitecekti az kalmıştı oraya vardığımda bitecekti koştum koşa bildiğim kadar koştum . Vardığımda ayaklarım kuma değdiğinde yere düştüm yorgundum terliydim hava çoktan kararmış telefonum ise hala kapalıydı düşünmeye başladım bu olanlar gerçek miydi rüya mıydı durdum dinlendim nefes alıp vermem normale dönene dek derin derin nefes aldım sonunda durdum dizimin üstünde durdum ve karşıma denize bakmaya başladım . Gerçekti rüya değildi yaşanmıştı olaylar ne yapacağımı bilmiyordum hangisini düşüneceğimi ne yapacağımı bilmiyordum ihtimalleri düşünemiyordum ne olacağını neler yaşayacağımı sadece bunun bir kabus olduğunu benim de uyandığımda biteceğini düşünüyordum yattım sırt üstü kumlara kafam sadece yukarıya bakıyordu ışık çok az insanlar sessizce geçiyordu sahilin kenarından ben ise sadece yukarıya bakmaya devam ediyordum. Yorgunluğum bitene dek yattım orada . Kalktığımda aç susuz ve aynı zamanda hala yorgundum saat ise çok geç olmuş eve nasıl döneceğimi bilmiyordum aslında eve gitmek istediğimden de emin değildim aç olduğum için kafelere doğru yürüdüm birşeyler alıp yemek için sonunda bir tane dönerci gördüm ve oraya oturdum çok küçüktü mekan ve döneri kesen abide baya yaşlı duruyordu
içeri girip “ abi bana bir tam döner yapabilir misin ?
“ tabi oğlum nasıl istersin içine acı ketçap yada mayonez ister misin “
“ yok abi sadece içine acı koy biraz fazladan “
“ tamam oğlum”
Oturduğum yerde sadece ben ve o yaşlı abi vardı aslında zaten saat geç olduğu için kimse sokaklarda kalmamıştı bende ayağa kalkıp içecek dolabından kendime bir ayran aldım. Abi döneri hazırlamış tosta basmıştı küçük bir tepsiye yanında peçete koymuş önüme kadar getirmişti
Ve dediği şey “ al oğlum afiyet olsun başka bir isteğin var mı”
“ yok abi sağol”
Ben öncelikle dönerden birkaç ısırık aldım ve acının az olduğunu düşündüğüm için masada olan küçük sivri biberleri kendi tarafıma çekip her ısırıkta bir tane de biber yiyordum. Yemeğim bittikten sonra abinin oraya geçmiş ve hesabı ödemiştim abi bana bakıp sanki tanıyormuş edasıyla iyi akşamlar demişti. Bende aynı şekilde karşılık vermiştim. Dışarı çıktığımda ne yapacağımı bilmiyor öylesine boş boş sokaklarda yürüyordum sonra susadığımı farketmiş bir bakkala girmiştim sonradan içecekten farklı birkaç şey almış yüksek ihtimalle burada kalacağımı düşünüyordum kendi kendime aldığım şeyleri poşete koymuş parayı vermiş ve çıkmıştım oradan da bir süre sokaklardan yürümüş insanların bizim kasabadan bile az olduğunu anlamıştım burada sonra ne yapacağımı düşünüp sahile doğru inmeye karar vermiştim. Sahile indiğimde orada birkaç genç topluluğu olduğunu görmüş yanlarından geçerken birisinin arkadaşım olan Ahmet e çok benzediğini farketmiştim. Bir süre yürüdükten sonra bir yere oturmuş dalgaların sesini ve o gün şansıma denk gelen dolunay ışığında denize ve yıldızlara bakıyordum. Sabahtaki halime göre çok sessiz sakin ve iyi bir halde olduğumu farketmiş hala o konular hakkında ne yapacağımı düşünüyordum. Birşey bulamıyor sadece eve dönsem ne olacak diye geçiriyordum. Aldığım birkaç şeyi açmış yemeğe başlamıştım telefonu açmak istemiyor açtığımda annemin yada başka birinin beni arayacağını yada kafamı daha da ağrıtacağını düşünüyordum. Öyle olacağına emindim hatta. Gene sahilde tek takılmanın daha iyi olduğuna emindim kendimce merak edeceklerini biliyordum ama çok fazla sorun olmayacağının da farkındaydım. Sahilde otururken şuana dek burada olmasaydık buraya taşınmamış olsaydık acaba gene de bu olaylar olacak mıydı Melek teyze ölecek miydi yada garson ölecek miydi belki tesadüftür diye düşünüyordum arada garsonu ama Melek teyze peki o kasabanın en sevilen insanıydı resmen ama yok onu bile öldürdüler neden o kadar merak ediyordum ki . Saat gece olmuş bende boş şezlonglardan birinde yatıyordum aynı zamanda çok uykum gelmiş sahile de kimsecikler kalmamıştı sadece dalga sesleri geliyordu kulaklarıma ve deniz kokusu buram buram sonrasında da uykuya daldım . Sabah uyandığımda güneş yeni yeni doğuyordu bende onu izlemeye başladım kafamda birşey düşünmüyor anlık gelişen olaylara aynı şekilde cevap verecektim artık düşünmek istemiyordum hiçbir şeyi. Saat biraz geçtikten sonra kahvaltı için simit açma tarzı satan bir dükkana girmiş kahvaltımı yapmıştım ordan aynı zamanda otobüs saatlerini öğrenmiş ve kısa sürede kalkacağını bildiğim otobüs için yola koyulmuştum hesabı ödedikten sonra. Otobüse son dakikadan yetişmiş bir şekilde en arka koltuğa geçtim cam kenarına yanaştıktan sonra uyumayı düşünüyordum zaten son durağın bizim kasaba olduğunu öğrendiğim için rahatlıkla uyuyabilirdim diye düşünüyordum ve gözüm daldıktan sonra uyumuşum derin bir şekilde. Uyandığımda son durağa gelmiştik uyandıran da zaten şoför abiydi hırkamı yanıma alıp otobüsten yavaşça indim sonra sahile yakın olduğumu fark edip sahilden yürümeye başladım yavaş yavaş yürüyordum sanki sonsuza dek burada yürüyecekmişim gibi . Eve gelmeye yakın sokakların sessiz olduğunu farkettim bugün okul olduğunu tamamen unutmuştum sonradan bunu fark edip yürümeye devam ettim . Melek teyze nin evinin önünden geçerken orda biraz durup ağacın altında oturdum ve kendi kendime “ kusura bakma Melek teyze ama emin ol kimin katil olduğunu bulacam “ bunları dedikten sonra ayağa kalkıp yürümeye devam ettim Dirok larin evinin önünden geçip kendi evime doğru yürüdüm annemin işe gideceğini düşünüp yavaşça elimi cebime uzattım ve anahtarı yerine takip kapıyı açtım saat öğlen gibi olduğundan hava daha da sıcak geliyordu bana sonrasında tam kapıyı açtığımda evde bir sürü ayakkabı olduğunu görmüş kim olduklarını merak etmiştim ama hepsini gördüğüme emin gibiydim . Salona doğru yürüdüğümde annemin ağlama sesini duydum ve salona geçtim içeri girdiğimde annemin Dirok un babamın bizim tayfanin ve Dirok un annesinin orda olduğunu gördüm annem beni görür görmez koşup sarıldı Dirok un gözleri dolmuş bizimkiler de bana bakıyorlardı mutlu bir şekilde ben ise yorgun ve uykusuz bir şekilde hepsine baktım annem bana sarılıyordu ama ben kollarımı kaldırmamış bir şekilde ayakta dikiliyordum.
Sonrasında annem beni bırakıp “neredeydin oğlum ulaşamadık sana hiçbir şekilde telefonun nerde “
“ Cebimde niye ki “
“ nasıl niye 1 günden fazladır yoksun ortada farkında mısın nerdeydin napiyordun niye gittin “
“ hiç gezmek istedim “
Arkadan babam “ eşek sıpası insan haber verir yada telefonu kapatmaz “
Ona bakıp hicbirsey demeden arkadaşlarıma baktım sonrada Dirok a başımı aşağı indirdim ve dediğim tek cümle “ Uykum var uyucam nolur ses yapmayın “
Bu cümleden sonra yavaşça odama doğru geçmiş odama girdiğimde odam biraz dağılmıştı herhalde bizimkiler yaptı deyip üstümü değiştirdim sonrasında ise çok uykulu olduğum için kafayı yastığa vurup uyumaya başladım.
Uyandığımda hava kararmıştı odadan çıkmak istemiyor sadece burda kalmak istiyordum. Uzun süre odamda kaldıktan sonra lavabo için çıkmış annem ise kapı sesini duyup yanıma gelmişti ve bana bakmaya başlamıştı
Bende ona bakarak “ ilk defamı beni görüyorsun “
“ hayır açmışın onu soracaktım birşeyler hazırlayayım istersen”
“ hayır istemiyorum odama geçecem rahatsız etmeyin beni sabahta uyandırma beni”
“ tamam nasıl istersen “ dedikten sonra bende lavaboya girdim
Çıktıktan sonra gene direk odama geçmiş telefonumu hala açmamıştım hala gerek olduğunu sanmıyordum çünkü kimseyle ne konuşacak güç nede istek vardı. Bilgisayarda kısaca göz gezdirdikten sonda gene uykum gelmiş uyumaya devam etmiştim o kadar uyumustum ki uyandığımda annem evde değildi saate baktığımda hazırlansam okula yetişeceğimi farkettim ama hiçbir şekilde istemiyordum mutfağa geçtim annem gene tost ve kahvaltı hazırlamıştı bende aynı şekilde kahvaltı yapıp üstüne tostu da yedim sonra odamdan telefonumu alıp salona geçtim. Telefonumu açtığımda çok ses gelmedi ama internete bağlandığımda sayamadığım kadar mesaj gelmişti bana bildiğim ve bilmediğim kişilerden bizim tayfanın hepsinden gelen arama bildirimleri mesajlar annemin arama bildirimleri babamın arama bildirimler mesajları hepsine baktığımda ulaşamıyoruz başına birşey mi geldi endişelendirme tarzı birşeyler söylüyorlardı haber neredeyse tüm sınıfa gitmişti ve Özlem dahil çoğu kişi de bana yazmış ve aramışlardı hepsine görüldü attıktan sonra Dirok un ne yazdığına baktım Dirok önce normal şeyler söylemiş neredesin endişeleniyoruz tarzı birşeyler ama sonradan baya endişelenmiş olduğunu anladığım bir sürü mesaj atmıştı ve neredeyse tek başına 100 geçik bir şekilde aramıştı beni gece boyunca hemde buna çok şaşırmıştım aynı zamanda üzülmüştüm bu kadar ısrarla araması beni çok mutlu etmişti de ne yapacağımı ne hissedeceğimi bilmiyordum ve sonunda onu aramaya karar verdim okula gitmeden .
Tam arama düğmesine basacakken beni aradığı ses geldi ve telefonun açtım Dediği şey ise “ günaydın canım gelecek misin bugün okula bekleyeyim mi seni “
“ yok gelmeyecem sende gitme gel yanıma olur mu “
“ olur tabi annen evde mi yoksa tek misin “
“ tekim “
“ tamam 20 dk ya gelirim o zaman “
“ Bekliyorum “
Telefonu kapattıktan sonra mutfağa geçip orayı temizledim ve kahve hazırladım ikimize de bir süre sonra kapı sesi duyuldu ben ise kapıya doğru yöneldim ve gelen kişi beklediğim kişiydi . Dirok u içeriye davet edip salona doğru geçtim o da gelip salonda oturmaya başladı
“ kahve yaptım ikimize içersin dimi “
“olur içerim “
“ Başka birşey ister misin, aç mısın yemek yedin mi “
“ Hayır aç değilim sen gel yeter”
“ Tamam geliyorum hemen “
İçeriye doğru geçip kahveleri aldım yanında hazırladığım çerez tabağını da yanında götürdüm en sevdiği çerez fıstıktı benim de öyleydi herşeyimizin benzer olması benim çok hoşuma gidiyordu daha basit anlaşıyor ve eğleniyorduk bu şekilde .
Konuşmaya başladığımizda bana sorduğu ilk soru nasılsın oldu benim cevabım belli be tek olan aynıydı bir süre öylesine sohbet ettikten sonra
“ Nereye gitmiştin “
“ bilmiyorum ilerdeki kasabalardan birine “
“ niye telefonun kapalıydı peki “
“ kafam ağrıyordu kimseyle konuşmak istemiyordum “
“ Tamam ama endişeleneceğimizi düşünemedin mi beni geçtim annen baban “
“ Haklısın ama yapacağım en iyi şeyi yaptım”
“ Anladım nasıl diyorsan öyle olsun canım “
Ben hala neden noldu diye birşey sormadığına şaşırmış o soruyu sorarsa nasıl cevaplayacam diye düşünüyordum acaba doğruyu mu yoksa yalan mı söylesem diye düşünüyordum kendi kendime ama doğruyu söylersem annesine yada babasına söyleme ihtimali olduğundan dolayı söylememeye karar verdim . Biraz daha sohbet ettikten sonra beklediğim soru geldi
“ noldu dün sana neden bunları yaptın”
“ Yani beni bilmiyor musun arada geliyorlar işte yalnız kalmak istedim sonra otobüsü felan kaçırdım öyle oldu sonra bende sabah ki ilk otobüsle geldim “
Sırf yalnız kalmak için mi bu kadar şey “
“ evet kafa dinledim azıcık “
“ anladım iyi yaptın canım annem ve babam annenle tanışmışlar geçenlerde söylediler buraya gelmişler denk gelmişsiniz hatta “
“ aynen öyle oldu “
Biraz daha bu olayları hakkında biraz daha konuşsam patlayacağımı düşünüyordum kendi kendime sonradan ona sarılma isteği geldi ve sarıldım o da aynı şekilde sarıldı bana bir süre öyle kaldığımız an bana kulağıma fısıldayarak
“ seni çok seviyorum sakin bir daha böyle yapma “ dedi
“ Bende özür dilerim yapmam bir daha “ dedim
Bir süre sonra onunla benim odama geçtik odamı ona gösterdim çok beğendiğini söyledi bende evet idare birşey işte demiştim sonradan yatağıma oturmuş sohbet ederken yavaşça ona yaklaşık belinden kavradım ve onu Hafiften öpmeye başladım ama sanki son kez öpüyormuş edsıyla o da beni tutup kendine çekti ve üstüne doğru geçtim ben sonrasında daha fazla yakınlaşmaya başlamışken kapının sesi geldi bu saate kim olduğunu anlamamış önce takmayarak sevişmeye devam ediyorduk sonra ısrarla çaldığı için mecbur kalkmış ve kapıya yönelmiştim. Kapıyı açtığımda karşımda duran kişi dev cüssesiyle duran komiserdi .