"Meran mı?" diye sorduğumda neredeyse şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Resmen günlerdir Emir'in ağzını yokladığımız kişi tam karşımdaydı. Aksi, sinirli, kaba saba bir adam beklemiştim ancak Meran oldukça sakin, hatta alaycıl diyebileceğim bir gülümseme ile rahat rahat beni, izliyordu. Şaşkınlığıma baktığında sırıttı. "Emir öttü değil mi?" deyince başımı salladım. "Öteceğini biliyordum. Kaç paraya sattı bakalım beni, onu da söyle?" deyince omuz silktim. "Hiç para." dediğimde dudaklarını büzdü. "Desene beleşe gitmişim. İşte bu hiç olmadığı kadar onurumu ve kalbimi kırdı. Allah aşkına, şöyle bak bakalım suratıma. Sence kaç para ederim?" deyip köse sakalını kaşıdığında güldüm. "Sakalın yok Meran." dediğimde kaşlarını çattı. "Bak bana her şeyi de ama bunu deme. Ne kadar kırıcısın farkınd

