bölüm_2

1010 Kelimeler
Parmaklarımı ağzımdan uzaklaştırdığımda , onun baksırının altından bile beliren erkekliğine kaydı bakışlarım. Kendimi toplayıp ona doğru ağır adımlarla bir kaç adım attım. Kahvelerine sis çökmüş yalvarırcasına bakıyordu. Bir adım daha yaklaşmamla ne yapacağımı anlamış alucakki, işaret parmağını havaya kaldırıp; " Yaklaşma Azze! ... Sana dokunamam." Ne demekti dokunamam neden bana dokunmucaktıda beni istemişti. Yoksa benden tiksiniyor muydu? " Neden! " Biraz düşündü ne söyleyeceğini toplamak ister gibiydi. " Be... ben yapamam. Ne kadar istesemde ne kadar senin derinlerine ulaşıp döllerimi salmak istesemde, prensiplerim var. Ve ben onları çiğneyemem." Öfkelenmiştim. " prensipleri varmış." hıh. " Bende meraklı değilim seni hissetmeye ." Deyip arkamı dönüp tekrar kalktığım koltuğa oturmak üzere adım atmamla Kolumdan tutulup geriye çekildim. Artık yatakla sırtım buluşmuştu. Oysa hemen kendisini benim üzerime bırakmış.Ve eliyle biraz önce kendi içime soktuğum parmaklarımı tutup yalamıştı. Ona şaşkınca bakıyor ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyordum. " Tek bir damlası bile ziyan olmasın Azze.!"..." Sadece sevişmek tamam mı Azze. Daha sı olmaz . Seni hissedemem." " Ozaman sevişmede yok Deniz bey çekilin üzerimden." Dememle kaşları çatıldı, gözlerini gözlerimden çekip kırmızı rujlu dolgun dudaklarıma indirdi. Yüzüne alaylı bir sırıtış yükleyip dudaklarıma sertçe yapıştı.Bir kaç dakika sonra dudaklarımız uzaklaştığında ikimizde nefes nefeseydik. " Öylemi Azze ... Peki ." Deyip kendini yana atacakken boynunu tutup tekrar dudaklarımızı bastırdım.Bu adamla neden bu kadarla yetinmeyip fazlasını istiyordum. Bilmiyordum. Ama bu anın hiç bozulmasını istemiyordum. Ellerini belimden içeriye doğru atıp Tangamı bir çırpıda koparıp attı. Daha ben ne olduğunu anlamadan küçük öpücüklerle göğüslerimden göbeğime doğru yol adı. Başını vajinama gömmesiyle nefesinin oraya çarpması bir olmuştu. Bu nasıl bir hazdıki aklımı kaybetmek üzereydim.Dilinin ucunu girişime sürttükçe gözlerine kenetlenen gözlerim görme yetisini kaybedip göz kapaklarım iniyordu. Bir erkek ilk defa benim zevkim için uğraşıp kendisini askıya almıştı.Bu okadar hüzel hissettirmiştiki sanki özel biriymişim gibiydi.Dahası dünyada sadece onun kadını ben varmışım gibi. Ellerimi başına atıp saçlarının arasındaki parmaklarınla onu bastırdım hafifçe .Dilini içimde hissetmemle artık yalvarır hale gelmiştim. " Lütfen lütfen ....Deniz ahhhh!" onunda benden farkı yoktu , benim aldığım zevkle onunkide şahlanmış firar etmek istiyordu artık. Başını geriye çekip bacağımın altından kolunu atıp beni yatakta yüz üstü getirmişti. Dudaklarını ayak bileğimde hissetmemle tiz bir çığlık koptu ağzımdan. Kafayı yemek üzereydim. Üç yıldır yapmadığım pozisyonda seks kalmamıştı. Ama hiç birinde ne bu kadar şehvetlendiğimi, ne de bu kadar zevk aldığımı hissetmemiştim. Bacaklarıma dilini sürtüp sert öpücüklerini bırakırken bir elini kalçama atıp sertçe sıkmıştı. Artık daha fazla dayanacak halim kalmadığını iniltilerimin kısıklığını fark etmiş olucakki beni tekrar sırt üstü çevirip ufak dil hareketleriyle dudaklarıma ulaştı. Elini kritorisimin üzerine atıp dudaklarımızı bir birine kenetledi. Bir kaç dakikadan sonra altında çığlık çığlığa titreyerek orgazm olmuştum. Biraz kendime geldikten sonra benden uzaklaşmasına fırsat vermeden onu sırt üstü yatağa uzandırdım. O bana o kadar zevk aldırmıştıki ona borçlu gibi hissediyordum. Gözlerimi kahvelerinden çekmeden baksırını çıkartıp gözlerimin önüne erkekliğini sundum. O kadar kalın ve büyüktüki aklıma istemesemde onun içimi parçalayarak beni becerme düşüncesi düşmüştüm. İki elimle anca komple boyuna ulaşıyor ve avuç içimden bile taşan kalınlığı vardı. Bu güne kadar erkeklerin beni becermesi kendilerini tatmin etmelerinden ne kadar tiksinerek ve sonrasında kendimi banyoda kusarken bulsamda onlarlayken beni becerme düşüncesini bırak aklımda harflerinin belirmesini bile izin vermezdim. Bir çok erkeğin erkekliğini görmüştüm hatta hadım olanını bile ama bu kadarın ilk defa görüyordum. Onu daha fazla bekletmeden erkekliğinin başını dilimle çevreledim. Ve ağırca ağzıma alıp ona oralın en iyisini yaşatmak istedim. Ve yaptımda Altımda konuşa konuşa ağzımı becermişti. " ahh...Evet Azze ağzında dans etmesine müsade et." Gibi buna benzeyen onlarca cümlelerle .Onun ağzıma boşalmasına izin vermiştim. Normalde başka bir erkekte bu bende öğürüp banyoda kusarken son bulsada bu adamda bulantı bile olmasına şaşırmıştım. İkimizde rahatladıktan sonra bende onun yanına uzandım. Ayağa kalkıp baksırını tekrar üzerine geçirip oda yanıma sırt üstü uzandı. Ama hemen beni yan çevirip kendisini bana yasladı. Başını saçlarımın arasında derin nefesler çekerken hissederken , eli benim minik elimi kavramış parmak aralarımdaki boğumlarla oynuyordu. Bir eli ise karnımda dağireler çiziyordu. " Eee Azze ... kaç senedir buradasın?" Benimle konuşup tanışmaya çalıştığı belliydi. Bende ona eşlik etmek için oldukça hevesliydim zaten. " Üç ..." Burukça üç deyip sesizliğe bürünmüştüm. O gün dün gibi aklımdaydı. Unutmak ne mümkündüki sevgilim dediğim adam beni başlarına satmış bedenime sahip olup fotoğraflarımı çekmişti. Ve benim buraya düşmeme sebep olmuş , kara kuyaya atmıştı. Öyleki kuyunun üzerini bile duvarlarla örmüş girdiğim kuyudan asla çıkmama müsade etmemişti. Aklıma düşenlerle sıcak göz yaşım gözümden firar etmiş yanağımdan süzülmüştü. Başımı yatağa sürtüp göz yaşımdan kurtuldum. " Eeee Deniz bey sizi buraya ne attı." Dememle derin bir soluk çekti ciğerlerine , sanki aldığı nefes ciğerlerine dolmak yerine ateşe vermiş gibi hemen geri vermişti.Ona dönmemle dudaklarını geveleyen bir adam gördüm. " Evli misin? " Dememle kahveleri yeşillerime bulaştı. " Hayır...Azze bunu sana söyleyemem?" Onu zorlamıcaktım , sonuçta birdaha görmezdim belkide.Başımı aşağıya yukarıya salladıktan sonra o tekrar konuştu. " Başında kim var buranın ? Benim konuştuğum kadın mı?" Diye sormasıyla içimde neden bunu sorduğu düşünceler kıvranamya başlamıştı. Ama bu umrumda bile değildi sadece meraktı benim için. " Evet baş kadın o ... ama başımız o değil." Dememle bir birine bastırıp sıktığı dişlerin sesini işitebiliyordum. " Neden sordun." Dememle kızgınlığını farkettiğimi anlamış olucakki. Hemen yüzünü düzeltip. " Hiç ... öylesine ." demiş konuyu kapatmıştı. Bende üstüne çok gitmedim. Doğrusu beni neden sorduğu değil neden kızdığını merak etmiştim. " Çok güzel bir kokun var Azze." Evet kokum eşsiz ve güzeldi. Çünkü her ay Melda ablaya özel mavi gül kokulu parfümü sipariş verirdim. Oda alıp gelirdi. O benim imzam gibiydi. Kimse bilmezdi cezbedildikleri kokunun mavi gül olduğunu. Tebessüm edip . Artık vaktimizin dolmasıyla ondan uzaklaşıp ayağa kalktım , yine aynı kötü escort kıza geri dönmem gerekiyordu. Yoksa neler olcağını çok net biliyordum. koltuğun önündeki eteğimi ve ona attığım krobumu giyindim. Oda benden şaşkın bakışlarını çekip saate bakmasıyla beş buçuk olduğunu gördü. Ayaklanıp üzerini giyindikten sonra işte en ucuz hissettirilen , kenimi en aşağık hissettiğim kötü duruma gelmiştik.Para... şimdi bana fiyatımı verip gidecek ve bir daha görüşmeyecektik. O yüzümün değişmesiyle kaşlarını çatıp kahvelerine çöken bulutlarla bana yaklaştı. Hiç bir temasta bulunmadan Saçlarıma dudaklarını bastırıp , " Ben aşağıda halledebilirim ." Demesiyle başımı iki yana salladım. Bunu istemiyordum çünkü bu durum her zaman benim konumu , yerimi gösteriyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE