Seyit’ten, Kardeşimin yönlendirmesiyle direksiyona geçtim. Heyecandan bakışlarım dahi muhatap olmak istemiyordu şu an onunla ama nereye gidelim bilmediğim için starta basıp ilerlemeden bekledim. Bir süre sonra kedi gibi incecik sesiyle konuştu küçük hanım. “İleri sağdan sahile sapalım.” Söylediğini yaptım ama benim Mercan’ım bu değildi. Böyle çekinik, özgüvensiz, hep bi hüzünlü. Işığını çalan varlığımsa sorun değil, ben onun için kendimden geçecektim. Sadece bir kez gözlerime bakıp söylemesi gerekiyordu. Yönlendirdiği güzergahtan az biraz ilerleyince tekrar konuştu. “Şu önü çiçekli kafede oturabiliriz.” Benim gözümün çiçek böcek göreceği yoktu da Melek sağ olsun kolumu dürtüp duracağım yeri gösterdi. Usul usul park edip indim araçtan. Nefeslerimin katili, ev sahibi edasıyla k

