Emir'in annesiyle tanışmaya gittim. Güleser Hanım teyze... Ellisinde, tombul yanaklı, hafifçe esmer. Emir babasına benziyormuş meğer. "Sana beni çok anlattı." dedi oğlu için. "Anlata anlata bitiremediği kadar varmışsın." Beğendi beni. Hanım hanımcık, güzel mi güzel, ellerini de birleştirip oturuyor, dur Güleser teyze ben alırım çayımı diyor, eline iş yakışıyor, yakında da öğretmen çıkacak ee bir kadın Allah'tan daha ne ister oğluna böylesi bir gelin bulmuşken. Fakat gelin dul. Söyleme dedi Emir. İyi de bizden bir şey olmayacak ki... Ya olursa! Nasrettin Hoca fıkrası sandı bizi Emir, denemekten zarar gelmez diyerek, yaz boz tahtası da değiliz oysa. Bir de şu var ki yazınca bozmak çok zor da bozunca yazmak kadar değil. İşi gücü yerindeydi Emir'in. Boyu posu da, sonra efendim askerlik derdi y

