BAHAR Konu fedakârlık ise şayet, Fırat ve ben bu konuda hep eli arttırarak devam etmiştik. Bu sevgi ve fedakârlığın beni bu konağa gelin olarak sokacağına inancım çok büyük olmasa da bir nebze heves ve inancım vardı. Onun yerine Kalender Ağa’nın acımasıyla ve babasından dayak yiyerek kapıya bırakılmış bir kız olarak konağa kabul edilmiştim. Bunu Kalender Ağa bana ‘hoş geldin’ diyene kadar fark etmemiştim ancak bir yeri kendi evimden daha farklı benimsemek zorunda kalmak üstelik de bu şekilde zorunda bırakılmak içimi acıtmıştı sanki ve bu acı öyle büyüktü ki babamın vurduğu yerlerin acısını unutturmuştu. Bir şey diyemeden sadece yüzüne bakabildiğimde bana karşı olan bakışlarında daha önce fark etmediğim bir şeyi fark ettim. Bu bir acıma duygusu değildi; şefkatti… Kalender Ağa ile daha ön

