FİRUZE AZİZAN Münevver, yemek yapmayı pek sevdiği için akşam yemeğini hazırlıyordu. O geldiğinden beri sanki evde bambaşka bir hava esiyordu. Yıllardır kapatıldığım bu dört duvar sanki bir hapishane değil de benim için bir yuvaya dönüşmüştü. Karnıyarık yapmış, yanına da tane tane olan bir pirinç pilavı yapmak için pirinci ıslamıştı. Hatice ve bana kahveyi de yapıp yanımıza gelince Hatice kendisini kötü hissetmiş olacak ki Münevver’in omzuna dokundu: “Vallahi zahmet edersin bacım. Ben yapardım. Neden böyle bir telaşa kalkıştın. Ben zaten bunları yapmak için buradayım.” “Olsun Hatice, hiç yorulmadım. Hem, burada öyle gelip bana hizmet etmene izin verir gibi oturamam. Kendimi kötü hissederim. Allah razı olsun, Kalender Ağa beni buraya getirdi. Her şey gözüme çok rahat geliyor. Yattığım yat

