7.Bölüm

1538 Kelimeler
Efe : ben Efe sende İzay olmalısın. İzay : beni nerden tanıyorsunuz ? Efe : burada çoğu kızı, seni tanıyorum diyebilirim . Diğer yanımdaki sandalyeler çekildi Bade teyzenin yanına Ertuğrul amca benim yanıma Bartu onun yanına Murat oturmuştu Murat ve Bartu Efe'ye buz gibi bakışlar ile bakıyor adamın lafı yarım kalmıştı beni tanıyıp tanımamaları umurumda degildi . Efe : rica etsem biraz baş başa sohbet etsek dışarıda . İzay : kusura bakmayın görüştüğüm biri var . Efe : arkadaş da olabiliriz sadece sizi tanımak istiyorum . İzay : kusura bakmayın ben istemiyorum . Efe : İzay hadi ama lütfen ? Bartu : Efe biraz daha devam edersen düğün olaysız bitmeyecek . Murat : bende insanların ayırmasına engel olurum Bartuya tam destek duruyorum Efe fazla ümitlenme . Efe : siz kim oluyorsunuz da karışıyorsunuz . Oğuz : hayırdır gençler gerginsiniz . Murat : evet gerginiz ,biz kimiz Efe biliyor musun abisi olarak müdahale ediyoruz bak ikizi Oğuz ,o seni yemeğe çıkarır . Oğuz : bu dingil kardeşime mi yürüyor ? Alaylı hâli beni gerse de komik görünüyordu. Bartu : aynen öyle . Oğuz : bak oğlum hadi masadan kalk yoksa ben birazdan bu düğünü kavgaya çeviririm . Efe : siz kime bulaştığınızın farkında mısınız beyler ? Bartu : ben her açığın ile farkındayım Efe . Olaya müdahale etmek yerine izliyordum işime gelir bir daha rahatsız etmez en azından Bartu Efe'ye yaklaşıp bir şeyler fısıldadı Efe hışımla kalkıp giderken ne zaman gittiklerini anlamadığım Bade teyze ve Ertuğrul amcaya bakındım başka masaya geçmiş sohbet ediyorlardı Bartu yanıma oturmuş yayılırken keyifle sırıtıyordu sakalsız ve bıyıksız yüzüne baktım hoştu fakat ne demişti ki ? İzay : ne dedin ona. Bartu : biraz daha devam ederse kız kardeşini altıma alacağımdan bahsettim. İzay : pisliksin . Gözlerimi devirip önüme döndüm cidden bunu demiş miydi pislik bende oysa neler düşündüm sahi neler düşünmüştüm aptal kafam gözlerimi sinirle ellerime dikmiştim ki Oğuz çalan telefonu ile dışarı çıktı Murat da yanımızdan ayrılırken Bartu yüzümü kendine çevirdi . Bartu : sen neye darıldın bakim? İzay : neye darılıcak mışım ben ? Bartu : yoksa o dediğime mi ? , Sadece şaka yaptım tamam mı şirketinde yaptığı iş ile alakalı bir laf attım ortaya . İzay : iyi öyle olsun . Bartu : yarın kahvaltıyı unutma . İzay : unutmam merak etme . Düğün sonuna doğru çıkmaya başladık gece bir olmuştu ve ayaklarım artık ağrımaya başlamıştı topukluları çıkarıp öyle yürümeye başladım beni kucağına alan Oğuz ile afallayınca arabanın kapısını açıp beni içeri soktu iyi ki çok uzak bir yere park etmemiştim... ******* Düzleştirdiğim saçımı geriye tutturup dişlerimi fırçaladım gündelik bir makyaj yapıp dudaklarıma yakın bir tonda ruj sürdüm çantama ufak tefek malzemeleri koyup saçlarımı tekrar düzelttim bu gün o gelin adayımız ve Bartu ile yemeğe çıkıyorduk kahvaltı edicektik ufak bir tanışma olucaktı tabi saate baktığımda gelmesine beş dakika kalmıştı etrafı hemen kontrol edip çıktım kapıyı kilitleyip aşağı indiğimde Bartu gelmiş bekliyordu Oğuz da İlknur'u almaya gitmişti arabaya dikkatlice binip kemerimi bağladım. İzay : merhaba çok bekletmedim umarım ? Bartu : yok ben gelir gelmez zaten hemen indim. İzay : iyi öyleyse . Bartu : Karadeniz'e cidden gitmek zorunda mısın ? İzay : aslında evet büyüklerimize pek karşı gelen insanlar değiliz uzun zamandır onlarla görüşmüyorduk birde . Bartu : pekala . İzay : yakında uçağa binip gidiyoruz ve çok şey almayacağız . Bartu : cidden hiçbir şey mi ? İzay : evet küçük bir çanta o da yolda kendi ihtiyaçlarım için . Bartu : öyleyse bu gün hadi sana veda günü olsun ve beraber bir sürü çılgınlık yapalım ? İzay : hahaha o nasıl olucak mış? Bartu : sen o işi bana bırak Bartu Sezim ile takıl hayatı yaşa . İzay : öyle mi yaniii ? Bartu : öyleee Radyoda çalan İrem Derici'nin şarkısını son ses açtı -aşkımız olay olacak- Gaza basmaya devam ederken beraber nedensizce şarkıyı söylüyorduk ışıklarda durduğumuzda şarkı bitti sesi kısıp bana döndü çok yakışıklı duruyordu bana bakan muzip bakışları etkisi altına almıştı hemencik söylediğimiz şarkı ile yanaklarım ısınmaya başlamıştı önüme dönüp telefonuma bakmaya başladım Elif kuzenleri ile buluşmuş fotoğraflar paylaşmıştı tek tek beğenip yorum yaptım insanlar güzel vakit geçiriyordu aslında akşam bir bara gidip eylenmek fena olmazdı tabi ya Bartu da bizimle gelirdi sevecen şekilde ona döndüm . İzay : aklıma çok güzel bir fikir geldi . Bartu : noldu ne geldi aklına ? İzay : önce senin istediğin gibi gezelim daha sonra bara gidelim hem arkadaşlarım ile tanışmış olursun seviceğinden eminim . Bartu : fena fikir değil . Bartu çalan telefonu ile ilgilenirken ben boş ve sakin olan yola odaklandım bizim çocuklara anahtarı vermeyi düşünmüyorum çünkü evi pislik içinde bırakıp kız atmalarını istemiyordum, çok tatlı bir çiftliğin karşısında restoranlar ayriyeten değişik eşyaların satıldığı küçük dükkanlar vardı arabayı yakın bir yere park ettiğimizde dışarı çıktık . İçerisi güzel ve orman temalı döşenmişti kahverengi ile kombinlenmis yeşil perdeler geniş masalar , sandalyeler ise sarmaşıklar ile süslenmişti Oğuz ve kız arkadaşının olduğu masaya yöneldik kızıl saçlı beyaz tenli boyu normal orta derece duruyordu kahverengi gözleri içten bir samimiyetiyle karşıladı öncelikle ayağa kalktı elini uzatmasına karşılık verdim Bartu düz bir şekilde bakıyordu . İzay : merhaba ben izay Oğuzun ikiziyim . - merhaba adım Elisa kız arkadaşıyım. İzay : memnun oldum Elisa. Elisa : bende memnun oldum . Bartu sandalyemi kibarlık' la iterek yerine oturdu Oğuz ile selamlaştılar sohbet derin şekilde ilerlerken kahvaltımızı ediyorduk Bartu ile kuzen olduklarını öğrendiğim an kalp krizi geçiriyordum az daha Elisa kendinden bahsetmeye devam etti Bartu'nun bir şeyden haberi yoktu fakat orta da bir anlaşma vardı samimi olmaya çalışıyordum fakat aklımı kurcalayan çok şey vardı depresyonda gibiydim mutlu olabiliyordum ama aşırı saçma gelen durumlar da var yorulmuştum hem de fazlasıyla. Oğuz : İzay , daldın gittin ? İzay : özür dilerim dalmışım. Oğuz : önemli değilde akşam bizim çocuklar ile vedalaşmak için konuşmuştuk her zamanki yerimize gidelim diyorum işin yok dimi . İzay : aslında bende öyle düşünüyordum . Başını onaylayarak önünde yemeği ile oyalandı ikizim de biraz üzgün duruyordu çöken omuzlarımı dikleştirdim çalan telefonum ile bakışlar bana dönerken telefonu çıkarıp ekrana baktım bilinmeyen numaraydı. İzay : müsadenizle bakmam gerek . Olduğumuz masadan uzaklaşıp dışarı çıktım telefonu açtığımda gelen ses pek de yabancı değildi Berra.. Berra : merhaba İzay. İzay : kısa kes müsait değilim . Berra : pekala sen bilirsin tatlım akşam bizim mekana gelin herkes orda olucak . İzay : senin ne yüzle orda olacağını düşünüyorum biliyor musun hangi sahtelik ile ? Berra : orda görüşürüz İzay mendilini hazır tut . Suratına kapattığım telefon ile ekrana baktım numarayı engelledikten sonra derin bir nefes egzersizi yaptım alnıma düşen yağmur damlası ile geri içeri döndüm masaya yaklaştığımda hepsi kendi aleminde duruyordu herkesin omuzunda değişik yükler vardı hayat o kadar tuhaf bir yerdi ki çoğu kişiye güvenmemeniz gerekiyordu bazı insanlar hiç kimseye güvenmeden devam edebiliyordu omuzumda oluşan o yük beni perişan ederken dik durmaya çalışarak sahte gülümsememi yüzüme takındım . İzay : kalkalım mı? Bartu : evet bir arabayı teslim etmem gerek amcam evdeymiş bana eşlik etmek ister misin ? İzay : fena olmaz , siz oğuz ? Oğuz : bizim biraz işimiz var siz halledersiniz sonra akşam için Barış mesaj attı orda buluşuruz . İzay : tamam size iyi eğlenceler. Bartu beni kolunun altına almıştı destek duruyorum sana dercesine beline yerleştirdiğim elim uyuşurken hafif yağıp geri kaçan yağmurlu yere çıkmıştık arabaya ilerlediğimizde kontağı açtı yavaşça araba çalıştığında yaklaşık 5 dakika sonra ilerlemiştik Radyo da çalan ~Yalancı Bahar~ şarkısı beni tekrar tekrar kendine aşık ederken sanatçıya eşlik ettim (...) Sen yalancı bir sonbahar Ben sevdalı koca çınar Kaç mevsim benden aldın? Kaç sevda geri verdin? Ruhum sana kanmam diyor Söyle kaç bahar oldu? Penceremde gül soldu Belki de zaman doldu Sevdiğim sönmüyor (...) Bartu bana ara sıra döndüğünde yakaladığım bakışlar onda kaybolmamı sağladı gözlerim tanıdık yol ile buluştu bu sefer geldiğimiz yer iş yerimdi yakınlarda görünen iş yeri önü siyah arabalar ile doluydu onları incelemeye başladığımda bir araba çok tanıdık geliyordu ama kimin olduğunu çıkaramamıştım Bartu kontağı kapattığında arabadan indik adımlarımızı uyumlu yapmaya çalışıyor dikkat ediyordum çocuk gibiydim ama kimin umurunda iş yerine yaklaştığımızda bir sürü adam vardı içeride muhasebe de bana yardımcı olan Derya kahve servis ediyordu Dikkatli şekilde misafirlerimizi inceledim Bartu elini belime yerleştirdiğinde bir şey olduğunun farkındaydım son anda gördüğüm kadın biraz tanıdık geliyordu ciddi duruşumu bozmadan sessizliği bozmalarını bekledim. Kadın : Bartu . Bartu : hoş geldiniz kıymet hanım . Kıymet hanım : hoş bulduk anlaştığımız arabaları almaya geldik . Bartu : tabi arabaları getirsinler hemen . Telefonunu çıkarıp attığı mesajla biz de koltuğa oturduk ben daha sessizliğimde ısrarcı davranıyordum Kıymet hanım : bu güzel kızımız kim ? Bartu : İzay , kız arkadaşım . Kıymet hanım : merhaba güzel kızım ben kıymet memnun oldum . İzay : bende memnun oldum kıymet hanım. Kıymet hanım : seni daha önce hiç görmedim ama çok tanıdık geliyorsun daha önce karşılaşmamız oldu mu ? İzay : pek sanmıyorum efendim . Kıymet hanım : ciddi düşünüyorsunuz umarım ? Bartu : öyle düşünüyoruz beni bilirsiniz . Kıymet hanım : bilmez olur muyum sen takılmak için çok ilişki kurmazsın etrafta dolanmazsın güzel kız iyi ve efendi kaçırmasan güzel olur . Kadın ne soğuk ne de çok güler yüzlü biriydi Bartu orta da ciddi bişi yokken beni böyle tanıtması üstelik kadının da öyle demesi düşüncelerime daha çok vesile oldu benden etkileniyor muydu ? Efe : validem ben geldim .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE