Travesti

1017 Kelimeler
Bende dinlenme salonuna geçtim. Çantamdan bir dal sigara çıkardım ve içmeye başladım. Tam o esnada nur yanıma geldi. Saçı başı dağılmış bir vaziyetteydi. "Bu adam beni mahvetti ayı gibi üstüme çıktı. Göz var nizam var senin bedenini taşıyabilir miyim." "Yine ne oldu?" Nur, sitemlerle yanıma geldi. Anlaşılan bu sefer ki müşterisi onu hor kullandı. Sinirlenince çok tatlı bir hal alıyordu. "Kız ne olcak (?) Adam hem keyfim olsun hem eziyet çekmiyim derdinde." Gerçekten bazen bu durumu bende yaşıyorum. Adamlar, rahat etmek için canımızı alıyorlardı. Müşteri bulmak için banka doğru gittim. Gelen geçene iş atıyordum ama kimse pas vermiyordu. Sıkılıp etrafa bakınmaya başladım. Tam o esnada yanıma bir travesti geldi. Memeleri vardı ama erkek gibi tavırlar sergiliyordu. "Naber güzellik. Benden ekmek yemek ister misin?" Onu görünce midem bulanmıştı. Tabikide kabul etmeyecektim. Nur, saçını başını düzeltip yanıma geldi. Travestiyi görünce gülmeye başladı. "Sana da kolay lokma düşmüyor be bacım." "Dalga geçmeyi bırak ben bununla birlikte olmam." Uzaktan patron bizi gözetliyordu. Benim sinirlenmiş olduğumu görmüş olmalı ki yanımıza doğru yürüdü. "Hayırdır bayanlar? Ne bu tantana?" Patron da çatık kaşlı bir şekilde yanımızdaydı. İçimden bir ses pek iyi şeyler olmayacağını söylüyordu ama bakalım ne olacaktı? "Patron ben trans seksüel biriyle birlikte olmak istemiyorum. Bunu kabul edemem midem kaldırmıyor." Başta yumuşak konuşmalar yaptı fakat kabul etmeyeceğimi anlayınca uzatmadı adam mı kadın mı olduğunu anlayamadığım kişiye döndü ve bu sefer onu ikna etmeye çalıştı. Onda da başarılı olamayacağını anladı fakat diretiyordu. O esnada işe yeni başlayan kız yeni çıkmıştı odadan. Ne çok uzun sürmüştü işi. Ne yaptı bunca saat diye düşünmedim değil. Kız yanımıza gelince ortamı biraz dinledi. Sonra da hemen lafa atladı. "Patron ben alırım onu sıkıntı yok." Patron tabi kızın lafı üzerine sırıtmaya başladı. Ağzı kulaklarına vurdu. Başladı bir numaralı elemanım demeye. Kısaca götünü yalamaya başladı. Travesti bundan pek memnun olmadı. Yüz ifadesi onu gösteriyordu. Sanırım yeni kızı beğenmemişti. Biz Nur ile birlikte bu teklifi kabul ettiğini duyunca kenara çekilip gülmeye başladık. "Kız bu çok azgın bir şey herhalde. Alet olsun ne olursa olsun derdine düşmüş baksana." "Nur, sessiz ol duyacak şimdi bizi." Travesti patronla konuşuyordu yine bir şeyler. Of bir gidemedi ya. Ne var işte çıtı pıtı bir kız kabul etmişti onu. Patron bana doğru geldi. "Cemre, ne dediysek kabul etmiyor. İlle de seni seçmiş diretiyor." "Patron, ben yapamam gerçekten yapamam. Kov gitsin o zaman. Maaştan kes gözünü seveyim beni onunla bir odaya gönderme." Çalıştığımız yer müzikhol olduğu için bizi orada garson gösterip maaşlarımızı öyle yatırıyordu. Ayrıca sigortamızda vardı. Bu durumu aramızda gizli tutmamız için kırk defa tembihliyordu. Neyse geleyim konumuza. Travesti ısrarla beni seçiyordu. Vazgeçmeyecekti sanırım. Patron bir şey demezse ben de kararımda kesindim. "Cemre, iki katı parayı teklif etti. Gel kırmayalım bir kereliğine mahsus olsun. Söz daha ısrar etmeyeceğim." "Patron yapamam lütfen." "Bak sinirlenmeye başlıyorum. Üç numaralı odaya git çabuk. Ha eğer gitmeyem dersen bu geceye kadar çalıştırırım seni ve akşam erkek arkadaşınla görüşmene de müsade etmem." Elimi kolumu bağlamıştı resmen. Furkan'a da bu durumu asla açıklayamazdım. Zaten paranoyak biriydi inciğini cıncığını araştırır öğrenirdi her şeyi. Bunun olmaması için her şeye okey mi demem gerekirdi? Ah Cemre malesef öyle. Bataklıkta daha fazla boğulmadan şu odaya gir. Patronun dediği odaya girdim. Travesti de iki katı para ödedi. Tam bir enayi. Başka yer mi kalmamıştı sanki? Sinirden performansımın iyi olacağını düşünmüyordum. Hem bunun aleti var mıydı acaba? Ne yapacağımı da bilmiyordum ki. Odaya geldi ve kapıyı kapatıp kapının önüne geçti. Normalde kapıyı ben kilitlerdim fakat benden önce davrandı. Korkmaya başlamadım değil. Kapının orda soyunmaya başladı. Soyunurken de konuşmaya başladı. "Neden seni seçtim biliyor musun?" "Hayır bilmiyorum. Bilmekte istemiyorum. Bir an önce işimizi bitirip çıkıp gitmek istiyorum burdan." "Zoru sevdiğim için seni seçtim. Sen de zor bir kıza benziyorsun ve diretmen hoşuma gitti. Sanırım sana müptela olucam." Bu konuşmayı yaptıktan sonra kendince kahkaha atmaya başladı. Daha da korktum. Ne yapacağı belli değildi. Tam bir deliydi bu. Hayatımında böyle bir şeye daha şahit olmamıştım. Umarım çabuk biterdi. Soyunmaya devam ederken aletini çıkardı. Sanırım ameliyat ile yaptırmıştı bunu. Bu daha da canımı sıkmaya başladı. Memesi vardı ve aleti de vardı buna hangi fanteziyi uygulayacaktım. Yanıma yanaştı nefesim kesilecek gibi oldu. Hareketleri benim ürpermeme neden oluyordu. Benim ellerimi duvara koydu ve soymaya başladı. Bütün organlarım iflas bayrağını çekmişti sanki. Midem şimdiden öğürtüyordu beni. Popomdan yalamaya başladı. Heey bu gerçekten iğrenç bir şeydi. Diz kapaklarımın arkasında dilini hissettiğimde durması için refleksle onu ittim. Geriye doğru düştü. Daha da sinirlenip beni tuttuğu gibi yatağa fırlattı. Çok ani davranıyordu ve aşırı güçlüydü. Çığlık atmaya başladım. Buradaki odaların tümünde ses yalıtımı olduğu için içerden ses dışarıya çıkmıyor, dışardaki de içeriye girmiyordu. Üstüme çıktı. Ben onu sakinleştirebilirim diye düşündüm ve konuşmaya devam ettim. "Gel seninle bir anlaşma yapalım. Biraz daha nazik davran ben de senin istediğin bir şeyi yapayım." "Beni böyle kandıramazsın cici kız." Gözlerimi kapattım ne yapmak istiyorsa biran önce yapsın bitsin gitsin bu çile. Memeleri üzerimde beni boğuyor gibiydi. Vücudu aşırı sıcaktı ve beni terletiyordu. Çırpınmaya çalışıyordum ama kılım bile kıpırdamıyordu. O derece güçlüydü. İçime soktu aletini. İki defa ileri geri yaptıktan sonra boşaldı. Kurtuldum diye sevinirken elleriyle göğüslerimi yakaladı. Ani şekilde sıktı. Bırakmıyordu. Avazım çıktığı kadar bağırıyordum. Kimseler duymuyordu. Ağlamaya başladım. Canım çok yanıyordu. Ellerini gevşetip emmeye başladı. Bende daha sakin olmayı denedim tekrar içime girip boşaldı. "Artık yeter." "Bu günlük yeter. Ben de yoruldum ama bunu yine yapalım güzellik. Seninle çok zevk aldım." Delirmiş olmalı hemen giyinip odadan hızlıca çıktım. Biz çalışanlara ait yapılmış odalar vardı oraya girip derin nefes aldım sonra duşa girdim. Aşırı korkmuştum. Giyinip su almak için kantine gittim orada patronla karşılaştım. "Cemre, müşteri senden çok memnundu. Oda da komodinin üzerine büyük bir harçlık bırakmış git al onu. Bak normalde o parayı çarpardım ama zor bir görevdi diye sana bırakıyorum." "Benim içeride ne yaşadığımı bilmiyorsunuz siz. Bundan sonra her odada acil durum butonu olsun lütfen. Az daha öldürüyordu beni o manyak." Sinirden konuşamıyordum. Nefes nefeseydim bu halde Furkan' ın yanına gitmek istemiyordum ama mecburdum sanırım. Kendimi toparladım. Nur geldi yanıma. "Hayırdır, patron bir şeyler söylüyor birilerine acil durum butonu felan neyin nesi bu?" "Demek hemen yapmaya kalkmış. Zahmet olucak. Adam mıdır nedir beni az daha öldürecekti ya. İçeride canımla cebelleştim resmen hiçbirinizin ruhu bile duymadı. Aferim size." "Bizim ne suçumuz var Cemre?"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE