"Kusur, ışığın içeri girdiği yerdir; mühür ise ruhun sığındığı bir yara izi... Bazı harfler tene acıyla kazınır, ama sadece gerçek bir sevda o harfleri bir şiire dönüştürebilir. Ayinkebir gideni yutar, kalanı ise kendi gerçeğiyle yüzleştirir. Çünkü asıl kölelik tene basılan damga değil, o damgayı kalbinde bir pranga gibi taşımaktır. Ve bir gün, bir ses 'Seni seviyorum' dediğinde; o pranga kırılır, gece aydınlanır, enkazdan bir gökyüzü doğar." Serdarin ve Yıldızın kayalıklardan düşerek hayatını kaybettiklerinin üzerinden iki ay geçmişti. Kurtarma ve arama çalışmaları sonucunda Yıldız’ın cesedi, düşüşünden tam iki gün sonra, Ayinkebir’in sularının sakinleşip ovaya dağıldığı o sığ yatakta bulundu. Üzerinde hâlâ o Özbekistan’dan getirdiği Nilüfer İskendorova kimliğinin kalıntıları vardı ama y

