Hiçbir silah, insanın kendi kalbine döndürdüğü kelimeler kadar keskin değilmiş. Ormanın ortasında kurşun yağdırmak kolaydı. Adamlarını sessizce indirmek, iz bırakmadan yok etmek… Kolaydı. Ama şimdi? Şimdi karşımda, incecik bir tene hapsolmuş bir savaş vardı. Ve ben ne yaparsam yapayım, bu savaşı onun adına veremezdim. Yalnızca izleyebilirdim. Yalnızca kalbimle taşırdım onun yükünü. Azra hastane odasında uyurken. Uyuyabildiğini varsayıyorum, ya da belki o da benim gibi sadece gözlerini kapatıyordur. Kapatmak… bazen bir savunma biçimidir çünkü. Elleri... O çatışma gecesi göğsümde yitip giden elleri şimdi serumla tutunuyor hayata. Ama ben neye tutunuyorum? Biliyor musun Azra… Seni tutsak sandım. Oysa tutsak olan bendim. Sen benden kaçmaya çalışırken ben çoktan sana teslim olm
Ücret ödemeden günlük olarak güncellenen sayısız kitap ve hikayeyi okumak için QR kodunu tara ve hemen indir


