Her gün telefonda konuşuyorduk, balayımız için planlanan eve gitmek içimden gelmediğinden annemlerle birlikteydim. Jack’ın ablası çok ağırdı, kocasının oldukça genç bir kadın yüzünden onu terk etmiş olmasını hazmedememiş üzüntüden hastalığı ağır şekilde nüksetmişti. Jack ablasına çok önem vermese de yeğeni Malin’in üzüntüsüne dayanamadığından yanında kalıyordu. “Malin olmasa bir dakika bile durmayacağım” “Ne olursa olsun senin ablan böyle konuşma” “Ölüm kötü Mia, hele kardeşim dediğin insanı ölüm döşeğinde görmek çok daha kötü. Yine de ablam bana hiçbir zaman kardeşlik yapmadı. Sindy benim için yabancıdan farksız; Seni bırakıp buralarda duruyorsam sadece Malin’e kıyamadığımdan duruyorum. Babası meydanda yok, annesi ölmek üzere” “Hiç kurtuluş ümidi yok mu?” “Doktorlar ümit kalmadığını

