Lale, Göktuğ ’un sözleriyle derin bir nefes aldı ama nefesi yarım kaldı. Göktuğ’ un gözleri gözlerine mıh gibi saplanmıştı. Baktıkça içine çekiliyordu sanki. Bir şey demedi. Çünkü ne diyeceğini bilmiyordu. Göktuğ’ un parmakları, saçlarından aşağı kayıp omzunun kenarına dokunduğunda Lale ’nin tüyleri diken diken oldu. İkisinin de nefesi biraz daha ağırlaşmıştı artık. Aralarındaki mesafe tehlikeli derecede azalmıştı. Göktuğ, kendine hâkim olmak için dişlerini sıktı. Lale’ yi böyle, kendi tişörtünün içinde, bacakları çıplak halde görmek zaten ona yetiyordu. Ama Lale’ nin geri çekilmemesi, ona meydan okur gibi gözlerini gözlerinden ayırmaması işini daha da zorlaştırıyordu. “Göktuğ…” Lale’ nin sesi fısıltı kadar hafifti. Göktuğ elini geri çekmek zorunda kaldı. O an ona dokunursa duramayaca

