Yusuf Ünlü Günlerdir karımı kaybetmenin acısı içimde kaynayıp dururken, bir de insanların Doğa hakkında yalan yanlış konuşması sinirlerimi iyice bozmuştu. Acım zaten boğazıma düğümlenmiş bir taş gibi nefes aldırmıyordu. Azmış gibi Doğa’nın adının o kirli dillerde dolaştığını duymak işte o, içimdeki ateşi bambaşka bir hale getiriyordu. Oysa ben günlerdir onun yüzüne bile bakmamıştım. Göz göze gelmemek için özellikle kaçmıştım ondan. Çünkü Hayat’ın ölümünde kendimi suçlu hissediyordum. İçimde bir ses sürekli aynı soruyu soruyordu bana. O gün Doğa’yla geçirdiğimiz o kısa ama aklımdan çıkmayan anlar, o yasak bakışlar, o kalbimi yerinden söken sessiz yakınlık, bunların hepsi sanki karımın son anlarında yanında olmama engel olmuştu. Kendi kendime defalarca sordum. "Acaba o gün yanında olsaydı

