Gece, köyün taş evlerinde sessizliğin hâkim olduğu anlardan biriydi. Herkes yorgunlukla yatağına çekilmiş, uykunun derinliklerine dalmıştı. Ahu, ilaçlarını içtikten sonra önce yavaşça uyumaya çalıştı. Ama içindeki huzursuzluk, ona bir türlü uyku vermiyordu. Gecenin huzuruna karşın, içinde derin bir sızı vardı. Yavaşça doğruldu, dikişlerine dikkat ederek yataktan kalktı. Serdar’ın sürekli yanındaydı ama gece olduğu için, ona da rahatsızlık vermek istemedi. Ayaklarının ucuyla yavaşça evden çıkıp, köyün manzarasına doğru ilerlemeye başladı. Hafif bir rüzgâr, gecenin soğuk havasını taşıyor, ağaçların yapraklarını hışırdatıyordu. Üzerine almış olduğu koyu renkli hırkasına sarılarak yürürken, köyün tüm sokakları, taş evleri, ve dağların gölgeleri ona huzur veriyordu. Yıldızlar, göz alıcı bir şe

