Sınavdan çıktığımda oldukça yorgun ve ruhen bitkin hissediyordum. Elimdeki su şişesinden birkaç yudum aldım. Zaman hızla akıp gitmiş, soruları yetiştirememiştim. Neyseki, sınava on dakika geciksem de gözetmen hoca ses çıkarmadan yerime geçmeme müsaade etmişti. “Sınav nasıl geçti?” diye sordu bir sonraki sınıftan elinde kalemi sallayarak çıkan Utku. Göz ucuyla birkaç saniye yüzüne bakıp kafamı tekrar önüme çevirdim ve adımlarımı hızlandırarak koridorda yürümeye devam ettim. Resmen kötü bir durumdaydım ve bana inanmamıştı. Bu sefer ucuz yırtmıştım ama başıma daha kötü şey gelebilirdi. “Ece!” diye peşimden seslense de ona aldırmadım ve sınıflardan çıkan öğrenci kalabalığının arasına karıştım. Esved’i bulmak ve ne yaptığını öğrenmek istiyordum. Sınava girdiğini umut ediyordum. Üst kata, sın

