Zaman hızlıca akıp giderken Bahar mevsimi gelip çatmıştı kapımıza. Nisan ayı yavaşça kendini hem yağmura hemde güneşe bırakırken, bizde mevsim nedeniyle hastalanan evlatlarımızla ilgileniyorduk. Aslında ilgilenen daha çok bendim. Çünkü Barut, bu bir aydır yoğundu. Eve geç geliyor, ben görmeden sabah da erken gidiyordu. Gece sadece yatağa girdiğini hissediyordum bir. Bu sıra da Babaannem ve Sevda anne de gitmişti. İkiside memleketine dönmüş yeniden gelme sözünü vermişti. Aslında ikisininde gelmesi yakındı çünkü bir ay sonra oğlumun doğum günü vardı. Ben, ilk defa oğlumun doğum gününü kutlayacağım için çok heyecanlıydım. Kızımla beraber güzel planlar yapmıştık. Barut 'un haberi daha yoktu çünkü, yüzünü göremiyordum. Evlatlarım sanki gözümün önünde her geçen gün biraz daha büyüyordu. Oyunca

