İmral yolda sessiz bir şekilde yürürken zihnini dolduran düşünceleri bir kenara fırlatmak istiyordu. Ama yapamıyordu işte, dün olanları düşündükçe aklını kaçırmak üzereydi. Bu olanlar hiç normal şeyler değildi. Buraya nereden ve nasıl gelmişti, üzerindeki kan lekeleri kime aitti bilemiyordu? Tam olarak kişiliğini kaybetmiş gibi hissediyordu. Toprak yolun iki tarafı ormanla çevriliydi. Burası şehir merkezinden pek uzak değildi lakin sessiz sakin bir kasabaydı. Rhapsodos'a geldiğinden beri tek evi, tek dayanağı bu şehirde olduğu için sıklıkla buraya geliyor, çoğu zaman yer değiştiriyordu. Lakin genellikle burada kalıyordu çünkü burası en güvenli yerlerden birisiydi. Bir zamanlar Çakır ile beraber kaldığı evi hatırladı. Bir şeyler hatırlamak ona fazlasıyla iyi hissettirmişti. Geçen gün ka

