“Evet, seni dinliyorum.” “Vallahi de benim suçum yok!” “Niye kaçıyordun lan o zaman!?” diye kükredi elini masaya sertçe vururken Özgür. Adam olduğu yerde sıçrarken iri gözlerle de Özgür’ü inceliyordu. Onun gözlerinde tuhaf bir korku vardı. Suçlu da olabilirdi, suçsuz da… “Abi vallahi de ben öldürmedim. Ben sizi toz arıyorsunuz sandım. O yüzden korkup kaçtım.” “Lan!” dedi Özgür sinirle. “Lan!” Bu sefer dilini ısırdı. Karşısındaki adama karşı bir gram sabrı kalmamıştı. Ya salak ayağına yatıyordu ya da cidden salaktı. Sakinleşmek için hafifçe yumruğunu masaya vurarak derin bir nefes aldı. “Bak oğlum. Biz orada Mehmet Kaya’yı gördünüz mü diye sormuşuz demi? O zaman neden kaçıyorsun oğlum? Sen tanıyor musun bu adamı? Bunu söyle bari.” “Tanıyom abi.” dedi sonra ellerini masaya ko

