Aylar sonra... Yaraların kabuk bağlamadığı bir mevsimdi. Sızıların asla dinmediği, zamanın hiçbir şeye iyi gelmediği günlerdi. Çaresiz bir bekleyişin içinde kıvranıyordu kadın. Camın ardında, hasta yatağında uzanmış sevdiği adamı izliyordu. Ayaklarına galoş giyip yüzüne maskesini taktı. Ellerine eldiven takıp saçlarını boneyle örtüp içeri girdi. Zayıf, güçsüz eli tutup başını okşadı. "Ben geldim aşkım." deyip elini yüzünde gezdirdi. Avuç içini öptü. "Lösemiyi yendim biliyor musun? Saçlarım omuzlarıma değiyor. Fidan'ın bir kızı oldu. Henüz iki haftalık. Adını Neşe koydu. Bebek Fidan'ın ikizi adeta. Çok tatlı ve küçük. Ağladığında Fidan'ın eli ayağı birbirine dolanıyor. Bazen bebeği susturamadığında, "Bebeği kucağında taşımak karnında taşımaya benzemez." diyor Fidan. Acemi bir anne ama s

