BERFİN Avlu giderek kalabalık bir hâl alıyordu. İnsanlar neredeyse biz kahvaltıdayken gelmeye başlamışlardı ve bu durum Rezan Hanım’ın önlemini haklı çıkartıyordu. Yine de gelenlerden bazıları bugün bile kahvaltı ediyor oluşumuzu yadırgamış gibi görünüyordu. Belki de yadırgadıkları bizzat benim onlarla aynı masada olmamdı. Çoğu bu tepkiyi vermese de gelenlerin birkaçı aralarında fısıldayarak dedikodu yapmaya başlamışlardı. Ailemin avlu kapısından içeriye girmesini bekliyordum. Tutunacak bir dal bulmaya çalışıyordum. Miran, olabildiğince benden ayrı durmaya özen gösteriyor ve sabahki halinden daha üzgün görünüyordu. Belki insanları inandırmak için belki de gerçekten şimdi daha çok üzüldüğü için… Bilemiyordum. Şimdilik düşünmem gereken kişi kendimden başkası değildi. Bugünü bir şekilde at

