Radyoya gitmek üzere hazırlanırken vücudumda garip bir titreme farkettim. Genel olarak kendimi iyi hissediyordum ama ilerleyen günlerde ivmenin ne yöne kayacağını kestirmek oldukça güçtü. Umuyordum ki yediğim soğuğu en hafif hasarla atlatayım. Üzerime giydiğim kazağı ince gördüğüm için koyu yeşil bir oduncu gömlek çıkardım dolaptan. Ardından da yün bir süveter giydim üzerime. Altıma çektiğim siyah kadife bol paça pantolonumla 1970'ler Texas'ının genç lise öğretmenlerine benzesem de, görsel medya ile bir işim olmadığı için giydiğim kıyafetin işlevselliği daha önemliydi. Bu arada unutmadan söyleyeyim; Eray ile olan görüşmemi bitirdikten sonra Deniz'i arayıp ağzına bir güzel sıçtım. Beni satışa getirip yalnız bırakmasını ve o salağın yalnızlığımı fırsat bilip bana ilişmesinin hıncını mutlaka

