Sıla ve Kutay evlerine döndüklerinde ilk günlerinin gerginliğini biraz olsun atmışlardı. En azından artık daha uzun cümleler kurarak konuşuyorlar ve şakalaşabiliyorlardı. Sıla yorgun olmasına rağmen kızını çok özlemiş ona kavuşmak için sabırsızdı. Kapı çalınca koşarak gidip açtı. Pars, Arsun ve Melek ona bakıyordu. Kızını kucaklayıp öpüp kokladı, özlemini geçirmeye çalışsa da bir türlü doyamıyordu. "Hey bizde buradayız. İnsan yalandan bir hoş geldiniz der" "Ay dur ya... çok özledim aşkımı. Oh anasının kuzusuuu.... Mis kokulummm... Oy çok özledim miniğimi... canımın içi..." Kutay kapıda kalan ikiliyi içeri davet etti. Salona geçtiklerinde Sıla hala kızıyla oyuncak bebek gibi sevip oynuyordu. Kutay yanına gidip "biraz bende kızınla özlem giderebilir miyim?" dediğinde bu sitemkâr cümle ka

