Sıla gözlerini açtığında başı çatlamak üzereydi. Nefret ettiği baş ağrısından kurtulmak ümidi ile şakaklarını ovdu. Melek'i görmek için başını çevirmişti ki Kutay ile yüz yüze geldi ve çığlığı bastı. Sıla'nın çığlığı ile Kutay yerinden fırlamış ve yataktan düşecek hale gelmişti. "Ben gece nerede uyuduğumu bilmediğim zaman neden hep senin yatağında uyanıyorum?" Kutay yatakta oturur pozisyona gelip avuç içleri ile gözlerini ovuşturmaya başladı. Acilen aklının yerine gelmesi gerekiyordu. "Sıla beni öldürmeye mi çalışıyorsun? Neden bağırıyorsun?" "Ben neden buradayım? Yine ne yaptın?" "Senin aksine ben gece olan her şeyi hatırlıyorum ve yemin ederim sana dokunmadım. Arsun ile beraber geldik, seni Melek'in odasında yatıramazdım. Arsun biz Sıla ile ayrı takılıyoruz dememi beklemiyorsundur.

