Su gibi geçecek iki hafta içinde iki ailede kendine düşen görevleri yerine getirmek adına koşturmaya başladılar. Şevki'nin talimatı ile Arsun her ayrıntı ile ilgileniyor, düğün yeri, davetliler, davetiyeler, gelinlik derken eve her dönüşü yatağa serilmesi ile sonuçlanıyordu. Bir yandan babası bir yandan ağabeylerinin sıraladığı isteklere yetişmek git gide zorlaşıyordu. Sıla, Arsun'un çılgın gibi koşturmasını biraz hafifletmek için kolları sıvayıp yardım etmeye başlamıştı. Arsun arada "Düğünden sonra beni tatile göndermezseniz hepinize çektiririm" diyerek tehditler savurmayı ihmal etmiyordu. Ekin ile gelin alışverişine çıkmak yine Arsun ve Sıla'ya düşmüştü. Hasret hanımı da yanlarına alarak keyifli bir gün geçirmişlerdi. Tüm bunlar olurken Semiha kendi kabuğuna çekilmiş, kendi iç hesaplaş

