Zamanın içinde kaybolmuş gibiyim. Geçmişte bende mi böyleydim demekten kendimi alamıyorum. Elif öyle şeyler anlatmıştı ki insan inanmak istemiyor. Ama gözlerine bakınca nasıl kırıldığını, nasıl üzüldüğünü anlıyorsun. Bir haftadır Demir Türkmen'i araştırıyorum. Ama karşı çıkan şeyler hiç hoşuma gitmiyor. Çünkü Elif’in anlattığı kişiyle hiç alakası yok. Saygı değer iş insanı, iyi bir diş doktoru, yardım sever biri olarak tanınıyor. Şimdiye kadar hakkında hiç kötü bir bilgi yok. Tek gözüme batan şeyi her yaptığı iyiliği insanların gözüne sokması. Öğrenci okutuyormuş ama bunu bile bilmeyen yok. Elif'e yani eşine karşı olan sevgisi bile dillerde. Elif’in klinikte yattığını herkes biliyor ve ona rağmen eşini çok sevdiği anlatılıyor. Sanki iki farklı kişi gibi. İnsan gördüğüne mi inanmalı, yoksa

