Demir direksiyonu öyle bir sıkı tutuyordu ki, eklem yerleri bembeyaz kesilmişti. Gözleri yolda olsa da zihninde yalnızca az önce gördüğü sahne dönüp duruyordu: karısının başka bir adamla konuşup gülmesi. Ayağını gaz pedalına bastıkça bastı, aracın motoru uğuldadı, Ahsen ise yan koltukta yüreği ağzında, ellerini dizlerinin üzerinde sıkıca kenetlemiş halde oturuyordu. Her ne kadar bir saat önce alışveriş merkezinde kocasının yanında huzurlu, hatta şaşırtıcı şekilde mutlu hissetmiş olsa da, o anda Demir’in yüzüne geri dönen o eski, tanıdık huysuz tabiatını görüyordu. Araba ani bir frenle malikanenin önünde durdu. Demir kapıyı sertçe çarpıp indi, Ahsen’in kapısını öyle bir hızla açtı ki genç kadın irkildi. Onu kolundan yakalayıp arabadan dışarı çekti, hiçbir şey söylemeden taş döşeli avluda

