Ahsen, sabahın erken saatlerinden itibaren telefonu elinden düşürmemişti. Ne kadar kez aradığını kendisi bile sayamıyordu artık. Her seferinde aynı soğuk sesle karşılaşıyordu. “Aradığınız numara şu anda ulaşılamıyor lütfendaha sonra tekrar deneyiniz.” O metalik ton, Ahsen’in kalbini parçalıyor, içinde derin bir boşluk açıyordu. Bir umutla tekrar arıyor, sonra bir kez daha… Her defasında aynı cevapsızlık. Saatler geçtikçe içinde büyüyen endişe, yerini derin bir çaresizliğe bıraktı. Sabah kahvaltısında önüne konan tabağa elini bile sürmedi. Boğazından lokma geçmiyordu. Akşam olduğunda hâlâ tek bir şey yememişti. Karnının gurultusu kulağına kadar gelse de içindeki sancı açlıktan değil, özlem ve üzüntüden kaynaklanıyordu. Aynanın karşısına geçtiğinde kendini tanıyamadı. Gözleri kıpkırmızı

