Beynim bana oyun oynuyordu gördüğüm yüz gerçek değildi. Yiğit gelemezdi. Nasıl bulacaktı beni? “Azra dayan. Geldim dayan.” Gerçek miydi? Gülümsedim. Sesim çok zor çıkıyordu. “Üşüyorum…” O an yere düştü Yiğit. Aylin’in babası göründü. “Ne büyük aşk gözlerime inanamıyorum. Duygulandım.” Titriyordum artık gözlerim kapanmak üzereydi. Parmaklarım bedenimin uzuvları hiçbir yeri hissetmiyordum. “Bırakın onu delirdiniz mi? Ne yapıyorsunuz siz?” Aylin’in babasının emri ile çıkarıldım buzların içinden. Koruyucu ısıtıcı battaniye verdiler. Titriyordum. Hipotermi geçiyordum. “Hastane… Öleceğim yoksa.” Hala çırılçıplaktım donuyordum bana yanaştı saçlarımı tutup geriye çekti. “Sence senin ölecek olman ne kadar umurumda.” Yiğit’e baktı. “Bak küçük fahişene. Ölürken yalvardı terk edeceğim Yiğ

